Son güncellenme :20.02.2019 17:36

Anasayfa > Yazarlar > Kedi ve köpek ısırığına bağlı yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?

20.02.2019 Çar, 17:36

Geçenlerde Kayseri’de köpeğin öldürdüğü çocukla gündemimize girmişti bu konu, daha sonraki haftalarda Datça’da benzer bir olay gazetelere yansıdı ama çok şükür o olayda ölüm olmadı, en azından basına yansıyan bir ölüm haberi almadık. Daha birkaç gün önce de kızımı bir kedi tırmaladı. Evet, bu hafta kedi ve köpek yaralanmalarını ve bunların ilk yardımını anlatmayı planlıyorum. Konu güncel ve güzel umarım zevkle okursunuz
Kedi ve köpek hayatımızın ta içine, evlerimize kadar girmiş durumda. Bazen en iyi arkadaşımız, bazen en büyük yardımcımız oluveriyorlar. Kendilerini de sevdirmeyi iyi biliyorlar. Keşke hiç birisi sokakta olmasa, hepsi aşılı, karnı tok, yeri sıcak olsa ama olmuyor işte, her şeyi de düzeltemiyoruz. Belki başlangıçtaki duyduğumuz heves geçiyor, atıveriyoruz onları sokağa. Bizim sitenin önünde de benzer bir kedi var, ev kedisi olduğu belli kendini sevdiriyor, öyle tatlılar tatlısı, eşim ve oğlumun alerjik astımı olmasa alıveresim geliyor eve ama sağlık başka bir şey, alamıyoruz. Bu kedi kendisini sokakta beslemeye çalışan kızımın elini ısırıverince hekim olarak aklıma yüzlerce soru geldi. Gelin bu soruların cevaplarını beraber bulmaya çalışalım.
Aslında kedi ve köpek ısırmasına bağlı yaralanmaları diğer hayvan ısırmasına bağlı yaralanmalardan ayırmak gerekir. Mesela akrep ve yılan sokmalarına bağlı yaralanmalarda öncelikli olan zehirlenmeyken, kedi ve köpek ısırmasına bağlı yaralanmalarda dişe bağlı kesiler, ezilmeler ve kopmalar, enfeksiyon, şekil bozuklukları ve kuduz gibi zoonotik hastalıklar ve buna bağlı ölüm olayları görülebilmektedir.
Batı toplumundaki kaynaklara bakacak olursak kedi ve köpek beslenme oranlarında ki fazlalığı yansıtan şekilde bu hayvanların ısırması ve buna bağlı sonuçlar neticesinde acil servislere başvuru oranı oldukça yüksektir. Ülkemizde de benzer şekilde evde hayvan besleme oranı oldukça yüksektir ve her geçen günde yükselmeye devam etmektedir. Ülkemizde özellikle Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde nadiren de olsa hala kuduz vakaları rapor edilebilmektedir.
Bu hayvanlar ile ısırılmada en sık görülen komplikasyonlardan bir tanesi enfeksiyon gelişimidir. Enfeksiyon hayvanın ağız florasında bulunan mikroorganizmalara bağlı gelişebileceği gibi, insanın derisinde bulunan mikroorganizmaların, yaralanmış deriden geçmesiyle de oluşabilmektedir. Yine bu hayvan ısırıklarına bağlı kuduz en korkulan ve en ölümcül hastalık olarak önemini korumaktadır. Zaten kedi ve köpek ısırılması denildiği zaman insanın aklına gelen de kuduz ihtimali ve bununla mücadeledir.
Kedi köpek gibi hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır peki?
Öncelikle yaralı yaşamsal bulgular yönünden değerlendirilmelidir. Hafif yaralanmalarda yaranın sabun ve bol soğuk suyla yıkanması enfeksiyon riskini azaltması açısından önemlidir, sonra yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır, ancak ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulmalıdır ve böyle hastalara derhal tıbbi yardım istenmelidir. Yaralanmanın ciddiyeti ne olursa olsun bu hastalar kuduz ve/veya tetanos aşısı açısından bir hastaneye gitmesi sağlanmalı ve aşılama için hekime danışılmalıdır. Ama hastaneye giderken ısıran kedi veya köpeğin yaşı, cinsi, aşısı olup olmadığı, varsa aşı kartı da hastaneye götürülmesi sağlanmalıdır. Hekimler olarak biz hayvan sahipsizse, aşısızsa ve 10 gün takip ihtimali yoksa hastalara kuduz aşısı ve tetanos aşısı yapıyoruz. Yaranın veya yaralayan hayvanın durumuna göre kuduz immunglobulini yapılması gerekebilirken, nadiren yatış gerekebiliyor, ama sıklıkla yatış yapılmadan hasta takip ediliyor. Ben Erzurum’da çalıştığım hastanede yatış gerekecek kadar ciddi yaralanması olan hasta görmüştüm ama burada çok şükür bu kadar kötüsünü görmedim. Umarım görmemde. Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.