Son güncellenme :23.06.2018 11:38

Anasayfa > Yazarlar > KAÇINILMAZ GÖREVLER

23.06.2018 Cts, 11:38

KAÇINILMAZ GÖREVLER - İsmail Atasever

KAÇINILMAZ GÖREVLER

Dünyanın neresinde ve hangi ülkede olursanız olunuz,(diktatörlükle yönetilenler hariç) kaçınılmaz görevler vardır.
Bir yerde mecburiyettir.
Seçme ve seçilme hakkı gibi.
Değil mi ki o ülke vatandaşısınız.
Maddi manevi size sunulan her türlü imkanlardan yeterince istifade ediyorsunuz.
Daha da öte o ülke size kimlik kazandırdı.
Karşılığını vermek kaçınılmazdır.
Dedim ya, seçme ve seçilme bağlamında müeyyidelerin yerine getirilmesinde olduğu gibi.
Dolayısıyla ne zaman bunları eksiksiz yerine getirdiniz.
Gönül rahatlığı içerisinde konuşma ve de hareket etme özgürlüğünüz var demektir.
Çünkü siz, demokratik bir ülkenin özgür vatandaşı olarak, farz olan görevleri layıkıyla yerine getirmiş.
Birçok konuda hak sahibi olmuşsunuzdur.
***
Şimdi, belirtiğim şekilde her birimiz için kaçınılmaz bir görev var.
24 Haziran tarihi itibariyle bir kez daha, seçme ve seçilme bağlamında görevimizi yerine getirmek adına sandık başına gideceğiz.
Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı seçimi diğer yandan ülke yönetiminde görev üstlenecek hükümetin teşkili için tercih edilen parti adına, demokratik hakkımızı kullanacağız.
Adaylardan kimi cumhurbaşkanı olarak görmek istiyorsak, tercihimizi ona göre yapacağız.
Yanı sıra milletvekilliği seçimi için farklı değil.
Tasvip ettiğimiz siyasi teşekkül adına oyumuzu kullanacağız.
Böylelikle aynı anda hem cumhurbaşkanı hem de önümüzdeki süreçte yönetim kademesinde hangi siyasi teşekkülün görev üstleneceğini belirleyeceğiz.
Dolayısıyla seçme ve seçilme yasasının öngördüğü müeyyideler doğrultusunda hareket edileceği için izlenen yol adına bir eksiklik yok demektir.
***
Aynı seçimlere yönelik bir realite daha var ki, kaçınılmaz.
Her kim olursa olsun, ilişkin olarak seçme ve seçilme hakkını kazanan her Türk vatandaşı, Anayasanın öngördüğü koşullar doğrultusunda demokratik hakkını kullanmalıdır.
Yüksek Seçim Kurulunun açıklamaları doğrultusunda 59 milyon 391 vatandaşımız, yuvarlık rakamla 60 milyon kişi seçme ve seçilme hakkına sahiptir.
Dolayısıyla bu sayıdaki vatandaşımız, çok mücbir sebepler olmadığı sürece oyunu kullanmalıdır.
Anayasanın öngördüğü müeyyideler doğrultusunda reşit olan her Türk vatandaşı, bu tür bir görevin sahibi olduğuna göre kendisine verilen bu hakkı kullanmak durumundadır.
Değilse hiçbir mazeret geçerli olamaz.
***
Aynı seçimlere yönelik olarak, mutlak surette yerine getirilmesi gereken bir takım koşullar olduğu da akıldan çıkarılmamalı.
Seçimlerin demokrasinin bir gereği olduğu noktasında hareketle, oy kullanma sürecinde kendimize yakışan tavır içerisinde olmalıyız.
Özellikle siyasi teşekküller adına kendilerine görev verilenler, yönlendirme gibi bir fiili içerisine girmemeliler.
Vatandaş iradesini rahat bir şekilde sandığa yansıtmalı.
Ancak o takdirde bize yakışan şekilde hareket edilmiş olur.
***
İlişkin olarak, aynı seçimlere yönelik önemli bir nokta daha var.
Bu seçimleri dünyanın birçok ülkesinden gelen gazeteciler ve medya mensupları izleyecektir.
Bunlar kısa bir süre içerisinde gözlemlerini, tüm dünyaya iletecekler.
Bu nedenle seçimlerin demokratik bir şekilde gerçekleşmesi adına özen göstermek durumundayız.
Tabir yerindeyse öküz altında buzağı arayan ülkelerin basın mensupları, anında aleyhimize jurnal etmemeli için azami şekilde dikkat etmeliyiz.
O takdirde bakıp görecekler ki Türkiye’de seçimler demokratik teamüller doğrultusunda gerçekleştiriliyor.
Halkın iradesi üzerinde bir müdahale söz konusu değil.
Dolayısıyla yabancı menşeli hiçbir basın mensubu aleyhimize bilgi aktaramayacak.
Görüşlerini yansıtırken yanlı hareket edemeyecektir.
Kısaca, öyle bir seçim süreci yaşanmalı ki, hakkımızda olur olmaz, yalan yanlış bilgi aktarılmasına fırsat verilmesin.
Bu nedenle her kim olursa olsun layık olduğu şekilde hareket etmek durumundadır.
Bunlar aynı zamanda kaçınılmaz görevler olduğu için ümit ediyorum ki her hangi bir olumsuzluk söz konusu olmaz.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.