Son güncellenme :21.12.2018 17:05

Anasayfa > Yazarlar > İsrafı Önlemeden…

21.12.2018 Cum, 17:05

İsrafı Önlemeden… - Yüksel Ercan

İsrafı Önlemeden…

İsrafı Önlemeden…

İçerisinde bulunduğumuz günler “Yerli Malı haftası” hal böyle olunca aklımıza çocukluk dönemlerimizde “Yerli malı yurdun malı, herkes bunu kullanmalı” şeklindeki tekerleme geliyor ve o güzel günleri tebessüm dolu anlar olarak hatırlıyoruz.

Zaman zaman yurt dışına çıkıyoruz. Bir taraftan gittiğimiz ülkelerin tarihi ve turistik yerlerini dolaşırken bir taraftan da o ülkelerin yönetim modellerini, ekonomik durumlarını tarafsız bir gazeteci gözü ile inceliyor, notlar alıyoruz.

Bu gözlemleri yaparken konu dönüp dolaşıyor o ülkeler ile bizim memleket arasındaki “İsraf ekonomisine” geliyor ve karşılaştırma yaparken “Zaten herhangi bir markası olmayan, İthalatı sürekli, ihracattan fazla olan Türkiye bu kadar israfa nasıl dayanıyor ?” sorusu herkesin beynini tırmalamaya devam ediyor.

Bizim memlekette nüfusu 2 bin civarında bile olmayan bir belde belediye başkanının makam şoförü ve korumasından tutunda, herhangi bir Devlet kurumunun en alttaki bürokratından en yukarıdaki yöneticine kadar kullandıkları makam aracı saltanatının da hangi boyutlarda olduğu aşağı yukarı herkes tarafından biliniyor.

Sözünü ettiğimiz alanlardaki sayısını bile bilemediğimiz makam araçları, Koruma ordusu, Şoför ve diğer görevliler bir tarafa bu memleketteki lojmanlar, İlgili kurum ve kuruluşların tatil yada dinlenme yerlerini de hesaba katınca israfın hangi boyutlarda olduğu daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Türkiye’deki nakil –tayin ve atama işleri de bir garip, bir İl merkezinin ilçelerinde yapılan tayinler ile o kentin en uç semtinde ikamet eden bir bürokrat bulunduğu yerden yüzlerce kilometre uzaktaki bir yerleşim merkezine atanıyor ve sıkıntı da burada başlıyor.

Şehrin bir ucunda ikamet eden ancak yüzlerce kilometre uzaklıktaki başka bir yerleşim merkezine atanan bürokrat “bir anda devran döner yapı değişir o zaman ben görevden alınırım” korkusu il evini iş yerine taşıyamıyor.

Hal böyle olunca o Kurum görevlisinin emrine verilen şoför ve koruma her gün yüzlerce kilometrelik yerden ilgili görevliyi alıyor, götürüyor getiriyor, geriye de bir sürü zaman-yakıt ve personel israfı kalıyor.

Herhangi bir belediyede kaç tane başkan yardımcısı varsa hepsine ayrı makam aracı ayrı şoför ayrı koruma tayin ediliyor, büyükşehirlerde ise durum daha karışık orada da ne kadar üst düzey görevli varsa o kadar ayrı araç ayrı şoför ayrı koruma.

Cumhurbaşkanımız herhangi bir yerleşim merkezine 3 bin 500 kişilik koruma ordusu ile gidiyor, Başbakanımızın koruma ordusu da ona yakın, Bakanlarımız, TBMM’deki herhangi bir Komisyon başkanı milletvekillerinin korumaları, milletvekillerimizin sekretarya, Şoför ve diğer hizmet elemanları.

Bunlar bizim gördüklerimiz, şahit olduklarımız, Yıllar yılı muhalefette bulunan parti başkanları seçim öncesi “Biz iktidara gelir gelmez bu israfı önleyeceğiz, bütün lojmanları, gerekli olmayan bütün makam araçlarını, koruma ordusunu kaldıracağız” şeklinde vaatte bulunuyor ancak ne hikmetse seçimde iş başına gelen partiler birkaç ay sonra bu söylediklerini unutup var olan israfı katlayarak çoğaltıyorlar.

Hollanda başbakanı konutuna bisiklet ile gidip geliyor, İngiltere Başbakanı tek başına Metro’da yolculuk yapıyor, Refah düzeyi bizden kat be kat fazla olan AB ülkelerinin yöneticileri son derece mazbut bir hayat yaşıyor.

Bir türlü önüne geçilemeyen hatta her geçen gün artan israf ne hikmetse bizde çoğalıyor, Arap ülkelerinde tavan yapıyor, Afrika’nın pek çok ülkesine prim yapıyor, ABD hariç hiç bir AB ülkesinde bizdeki kadar israf yok.

Türkiye bir şekilde bu israftan kendisini kurtarmalı, Bürokrat tayinleri bürokratların makam aracı kullanmayacak yürüme mesafesindeki kurumlara yapılmalı, Belediye başkanları haricindeki Başkan yardımcılarının makam araçları ve diğer görevlileri ellerinden alınmalı.

Üretimin olmadığı, İhraç edecek mamullerimizin de nerede ise yok denecek kadar az olduğu bu memlekette biraz daha rahat nefes almak istiyorsak en azından israf önlenmelidir, yoksa bu kadar lüks ve ihtişamı devam ettirebilmek adına kullandığımız bütün mamullere ha bire yapılan zam ve uygulanan vergileri uzun vadede hiçbir vatandaşımızın kaldıracak gücü kalmayacaktır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.