Son güncellenme :19.06.2017 11:48

Anasayfa > Yazarlar > …İKİNCİSİ…

19.06.2017 Pts, 11:48

…İKİNCİSİ… - Mustafa Karadağ

…İKİNCİSİ…

Geçtiğimiz günlerin birinde facebook sayfamda Yerkesik Damla Deresinin orijinal halini gösteren bir fotoğraf paylaştım.
Ben esasen uzun sayılabilecek yıllardan beri hobi olarak fotoğraf çeken birisiyim ve halen Marmaris Fotoğraf Dostları Derneği (MARFOD) üyesiyim. Fotoğraf çeken tüm arkadaşlarım gibi çektiğim fotoğraflarımı paylaşırım, paylaşmak adettendir zaten. Denilir ki; “Paylaşılmayan fotoğraf, fotoğraf değildir. “
Bu fotoğraflar beğenilir, beğenilmez, çoğu zaman da olumlu veya olumsuz eleştiriler yapılır eleştirilere saygı duymak gerekir.
Damla Deresinin eski halini gösteren fotoğrafım hakkında da yorumlar yapıldı. Bu yer son bir-iki yıl içinde bir firma tarafından kiralanarak o doğal ortamda yeni bir düzenleme yapıldı, büyük oranda YAPAY ÇEVRE oluşturuldu.
Bazı kişiler dedi ki; “Burada doğa katledilmiştir.” Buna karşı çıkan da oldu. Ben de dedim ki; “ Fotoğraf çeken birisi olarak ben fotoğrafmı paylaşırım, yorum yapmak izleyicilere aittir.
Genç bir arkadaşamızın yorumu ise ilgimi çekti doğrusu. Abraham Maslow’un “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” isimli piramidinden bahisle karşı çıkıyordu bu “doğanın katledilme” eleştirisine.
Abraham Waslow Rusya göçmeni ABD vatandaşı bir bilim insanı.
“İhtiyaçlar Hiyerarşisi” piramidini beş basamaktan oluşturmuş.
Basamaklar aşağından yukarıya şöyleydi;
1-Fizyolojik ihtiyaçlar
2-Güvenlik ihtiyacı
3-Ait olma ve sevgi ihtiyacı
4-Saygı ve saygınlık ihtiyacı
5-Kendini gerçekleştirme
Diyordu ki genç arkadaşımız; “Toplumumuz henüz daha birinci basamağı bile geçmemiş, bazıları yani 5.basamaktakiler estetik eleştirisi yapıyorlar.” Kendince haklıydı.. “Hiç olmazsa burada geçimini sağlamak üzere beş-on kişi çalışıyor.”diyordu.Öyle ya, “karnı aç bir insan için beşinci sınıf bir ÇORBA, birinci sınıf bir yağı boya tablodan daha değerlidir.!?”
Ama ne var ki, hiçbir toplum HOMOJEN yapıda değildi, yani bu meşhur piramidin bütün katmanları kapsamında değil miydi toplumumuzda. Dolayısıyla 5.basamakta değinilen “kendini gerçekleştirmiş” insanımızı ve özellikle ELEŞTİRENLERİ yok saymak doğru mu? Elbette değil.
Konuyu bir de şöyle değerlendirsek;
1-Para ve özel çıkarlar için ÖZEL ÇEVRE…
2-Doğrudan, olduğu gibi DOĞAL ÇEVRE…
Bana göre ikincisi DİĞERİ ADINA FEDA EDİLEMEZ!!gerçeklik..
O halde; her yerde, herr zaman dengeleri gözetmek ve GERÇEKÇİ davranmak en doğrusu diye düşünürüm.
Unutulmasın ki, “gelişmenin itici gücü çelişkilerdir.” Yeter ki makul, mantıklı eleştiri ve ifade kanalları açık olsun.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.