Son güncellenme :17.10.2015 11:08

Anasayfa > Yazarlar > HOBİM BİR GÜN İŞİM OLUR MU ACABA ? Kitap Müzayedeleri

17.10.2015 Cts, 11:08

HOBİM BİR GÜN İŞİM OLUR MU ACABA ?  Kitap Müzayedeleri

İstanbul’un Beyoğlu semtinde kitap müzayedeleri yapan yerler var bu aralar bunlara ilgi duymaya başladım. Gerçi benim için çok geç kalınmış bir ilgi, sahafları gezerdim
İstanbul’u bilenler Sultanahmet, Beyazıt semtinde birçok sahaflar olduğunu bilir. Oralara da uzun yıllardır gitmemiştim bundan birkaç sene önce gittim eski havasının kalmadığını gördüm. Ders ya da dini kitaplar ağırlıktaydı. Ama Beyoğlu sahaf ve müzayede konusunda bayağı ilerlemiş.
Ortamdan bahsedecek olursak; dediğim gibi sahaflara ilgim vardı ama müzayede konusunda hiç bilgim yoktu. Bir arkadaşım vesile oldu birlikte gittik.

Çok enteresan bir gündü, masanın üstünde, yerlerde, kitaplar, dergiler, ansiklopediler eskiye ait ne varsa diyeceğim ama arada yeni hatta hiç okunmamış ambalajında bile kitaplar çıkabiliyor. Hatta bazen yazarından imzalı, ya da üzerinde özel notlar düşülmüş kitaplarla karşılaşabiliyorsunuz.
Kitap, gravür, harita, resim çizgi roman ve dergi serileri, tarihi belgeler, fotoğraflar müzayedenin gözdeleri arasında.
Fiyatlar genellikle 1 TL, 2TL, 5TL, 10TL, 15TL… civarında başlıyor tabi daha özel parçalar daha pahalı oluyor ama ortalama bu seviyeden başlıyor, 1 TL’den 10 TL’ye kadar birer birer, 10 TL’den sonra ikişer ikişer, 50 TL civarında ise beşer beşer artıyor. Cumartesileri gittiğim Galatasaray semtinde olan müzayede çok aktif ve hızlı geçiyor. Daha ne olduğunu anlamadan kitap satılmış oluyor, geçen gün 1 TL’den çıkan kitap saniyeler içinde 18’TL’ye satıldı. Bazen borsacı mantığıyla bakıyorum bire on sekiz çok fazla primli diye düşünüyorum, buna da mesleki deformasyon diyelim 
Ama Pazar günü gittiğim Tophane semtinde olan müzayede daha yavaş daha makul fiyatlarla, biraz daha düşünme payı, kitabı görme şansı olduğundan daha keyifli geçiyor benim açımdan.
Öyle enteresan bir duygu ki ; müzayede 5 saat kadar sürüyor o sandalyelerde hatta bazen tabure ve ayakta kalıyorsun ona rağmen sıkılmadan izleyebiliyorsun, biraz hava almak için dışarı çıktığımda aklım orada kalıyor önemli bir şey çıktı mı bir şey kaçırdım mı diye düşünüyorum. Bir nevi bağımlılık, gitmeyince özlediğim oradayken ayrılmak istemediğim bir yer.

Müzayede de benim en çok ilgimi çekenler; çok eski 100 yıllık 130 yıllık kitaplar, ama bunlarda genellikle İngilizce, Fransızca ve Almanca oluyor zaten bu eski ilk basım olan eserler çok rağbet görüyor.
Müzayedelere katılma amacı ucuz kitap almak, değil bulamayacağın, farklı bir özelliği olan orijinal eserleri almak için gitmeli.
Ben sadece kitapları değil gelen kişileri tedarikçileri ve ortamı da incelediğimden katılımcıları birkaç kategoriye ayırdım
-Gerçekten alıcılar, aldıklarını okuyanlar ya da okuyacaklarını alanlar
-Koleksiyonerler, hemen hemen her şeyi alanlar, kitap, dergi, broşür. “bu bende mutlaka olmalı” deyip alanlar
-Vakit geçirmeye gelenler

Tabi müzayedelerin en önemli kişileri var onlar olmazsa olmaz bunlar;
-Müzayedeyi sunan kişi ya da kişiler; onların çok önemli olduğunu öğrendim. Bizim münadimiz Ziyaver Bey, beş – altı saat ayakta, tempolu, enerjik sunumunun yanında kitap, yazar, kitabın konusu, basımı, yayınevi ve bir sürü şey hakkında tarafsız bilgi veriyor, o kadar enerjik ve güzel anlatıyor ki bütün kitapları almak istiyorsun. İnsan binlerce farklı konu ve yazarlar hakkında nasıl bu kadar bilgi sahibi olur hayranlıkla izliyorum kendisini.
-Diğer önemli kişiler ise tedarikçiler; Bunlar müzayedelere kitap getiriyorlar ama bazı tedarikçileri kitapları daha kabul görülmüş, onların getirdiği her kitap daha orjinaldir izlenimi oldu bende.
Benim gittiğim müzayedeler daha lokal olduğundan çay, kahve, simit gibi atıştırmalık ikramları oluyor, küçük molalarda verip sohbetler edilen sosyal bir ortam.
Geçenlerde hoş bir olaya da şahit olduk. Açık artırmaya bir kutu çıkardılar. Münadil (Yüksek sesle duyuran, özet bilgi veren kişi) “Bu kutu çok özel Küba’dan geldi bunu alanın hayatı değişecek “ diye anlatmaya başladı. İki kişi kutu için artırmaya girdiler, kutu genç erkekte kaldı, hepimiz kutunun içindekini merak ettik ve açması için ısrar ettik. Yanında da sevgilisi vardı kutuyu kıza verdi kutunun içinden yüzük çıktı evlenme teklif etti, genç erkek, müzayedeyi sunan ve diğer alıcı olayı biliyormuş tabi. Böyle güzel sahnelere tanık olabildiğimiz gibi bazen gergin ortamlarda oluyor, istediği kitabı alamayınca ama ben daha önce el kaldırdım tartışmaları da olabiliyor.
Bir de Efemera (Eski eşya, obje) müzayedeleri var onlara pek katılamıyorum eski eşya, obje, 33 lük, 45 lik plaklar çok rağbet görüyor ama onlar benim ilgimi çok çekmiyor evimde pikabım olsaydı belki 45’likleri biriktirirdim.
Müzayede en çok duyduğumuz konuşma:
Değerli hazirun, bu kitaba 2 lira istiyorum, 3 – 4 – 5 satıııyorum 6 – 7 satttııyorrrr
8 -10 satıyoruum 12 -14 liraya Arzu Hanım’a sattttımmmm 
Bu arada benim gittiğim sahafın sahibinin de Muğlalı olduğunu öğrendim..

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.