Son güncellenme :24.10.2017 12:09

Anasayfa > Yazarlar > HİÇ DEĞİLSE BU KEZ..

24.10.2017 Sal, 12:09

HİÇ DEĞİLSE BU KEZ.. - İsmail Atasever

HİÇ DEĞİLSE BU KEZ..

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de toplum adına görev yapan kuruluşlardan birinin basın camiası olduğuna kuşku yok.
Aksi iddia edilemez.
Ülke genelinde gözlenen gelişmeleri halkın ilgi ve bilgisine sunan teşekküllerin başındabasın kuruluşları gelir.
Dolayasıyla bir taraftan ulusal basın adı altında görev üstlenen teşekküller, diğer yandan yerelbazda olmasına karşın asıl taşın altına elini koyan suyun başındakiler.
Kısaca anayasada yerini bulan,“halkın haber almave bilgi edinme hakkı” nı teslim eden kuruluşlardır ulusal ve yerel basın.
***
Buna karşın gelin görün ki, ülkemize özgü bir yaklaşım ve de uygulama, demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığı gibi başı başına handikap.
Daha öte haksızlığın daniskası.
Nasıl olmasın?
Bir yanda vurguladığım gibi asıl cephede savaşanlar.
Gerektiğinde nice tehlikelere aldırış etmeden canını ortaya koyan yerel medya çalışanları..
Diğer tarafta tabir yerindeyse göbeğini kaşıyan, “istisna teşkil edenler hariç” sözüm ona ulusal medya mensupları.
Hal böyle iken kimse kalkıp aksini iddia edemez.
Hele medya tröstleri!
***
Şimdi…
Medya bağlamında bir realite var ki yadsınamaz.
Ulusal Medya olarak, reklam gelirlerinde aslan payını alacaksınız!
Buna karşın ülke koşulları altında olmak veya olmamak mücadelesi veren yerel basına, sus payı verilecek!
Kabul edilir ki bu düpedüz, adil ve de demokratik teamüllerle bağdaşmayan uygulamadan başkası değildir.
Aksi söylenemez.
Gelişmeler ayan beyan ortada.
Hem de rakam rakam.
***
Her şeye karşın keşke, yerel bazda görev yapan basın mensuplarının karşılaştığı sorunlar birkaç ayrıntıyla sınırlı olsaydı!
Ama değil.
Sonra meselenin asıl üzücü yanı, yadsımanın mümkün olmadığı bir tür çelişkiye karşın, iyileştirmeden yana somut adımlar atılmaması.
Hem de söz verildiği halde.
Zaman zaman yerel basın mensuplarıyla gerçekleştirilen birlikteliklerde gündeme getirilen sorunlar, kayıt altına alınmasına karşın.
Gözlüyoruz ki hepsi o kadar.
Her şey vaatler manzumesi!
Akis olsaydı, yıllardır gündeme getirilen sorunlar bir şekilde çözüme kavuşur.
Bir açmaz olarak gözlenen ulusal-yerel ayrımının önüne geçilirdi.
Ama değil.
Değişen bir şey yok.
Yine, ilgili ve de yetkililerin benzer yaklaşımları.
Bunun üzerine dense ki;
Aynı hamam aynı tas..
Hiçte abartı değil.
***
Şimdi, bıçak kemiğe dayanmış olmalı ki bir gelişme gözleniyor.
Yıllardır süregelen sorunların çözüme kavuşması adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a başvuruluyor.
Nedeni açık.
Bakıp görüldü sorunlar hep rafa kaldırıldı.
Söz verilmesine karşın iyileştirmeler bağlamında gereği yerine getirilmedi.
Kısaca, bunca süre içerisinde sözüm ona suyun başında olanlara iletilen sorunlar çözüme kavuşturulmadı.
Çare Cumhurbaşkanı deniyor.
Bunun üzerine Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun organizasyon ve girişimleriyle, ülke genelinde görev yapan onbinlerce basın çalışanı adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, ortak imza altına alınan bir mektup yazılıyor.
Medya sektöründe çözüm bekleyen acil sorunlara yer verilen mektupta;
Bugün, Türkiye genelindeki binlerce yerel gazete, radyo ve internet sitesi ortak bir mektupla size sesleniyor, desteğinizi bekliyoruz.
Yerel basın yönetilenin sesi, yönetenin sağduyusu konumundadır.
Basınımız, resmi ilanlar başta olmak üzere üst üste yığılmış bir dizi sorunla boğuşuyor.
Yerel basın kuruluşlarımız ve çalışanları ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya.
Öncelikle merkezi hükümette, bürokrasinin merkez teşkilatlarında ve yaygın basında, yerel basına karşı olan çarpık bakış açısını değişmesine ve ekonomik sorunların çözülmesine ihtiyaç vardır.
***
Dedim ya basın camiasının önemli sorunlarından biriydi ayrımcılık.
Yıllardan beri bunu yaratan, ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin ilgili bakanları ve onların temsilcileri konumundaki ilgililerdi.
Kısaca basın ilan kurumunu temsil edenler.
Buna karşın asıl düşündürücü olan basın ilan kurumunda görev yapanların tamamına yakını yerel basın kuruluşlarından gelme ilgili ve yetkililer olmasına karşın, sorunların giderilmesi bağlamında etkin olamamaları.
Buna karşın haksızlık yapmak istemiyorum.
Belki değil mutlak surette aynı temsilciler yerel basın kuruluşlarının karşılaştıkları sorunları dile getirmişlerdir.
Hükümetin ilgili bakanı mutlaka bilgilendirilmiştir.
Ne var kietkin olunamaması, yerel basın ve mensuplarının sorunlarının sürüncemede kalmasına neden olmaktadır.
Yine de keşke diyorum.
Bundan böyle, ülke genelinde halkın haber alma ve bilgi edinmesi bağlamında zor koşullar altında görev üstlenen yerel basın mensuplarının durumlarında, hiç değilse bu kez bir takım iyileştirilmeler yapılsa.
Dolayısıyla huzur içerişinde görev yapabilseler..

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.