Son güncellenme :15.02.2018 11:52

Anasayfa > Yazarlar > HER KÖYDE GÜNEŞ VEYA RÜZGAR SANTRALI OLMALI

15.02.2018 Per, 11:52

HER KÖYDE  GÜNEŞ VEYA RÜZGAR   SANTRALI OLMALI

Güneş ve rüzgar enerjisi teknolojisindeki gelişmeler, bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizin de kaderini değiştirecek hale gelmişlerdir.. Dünya’nın en büyük enerji kaynağı olan güneş veya rüzgar gücünün elektriğe dönüşmesi ile kentlerden, köylere kadar, her yerde santral kurmak, artık çok kolaydır.. Çünkü, güneş ve rüzgar, herkese aynı uzaklıkta ve her canlıya aynı imkanları sunarak, bütün dünyaya hayat vermektedir.. O halde, her köye, bir güneş veya rüzgar enerjisi santralı kurmalıyız. Çünkü, bu enerji kaynakları, dünyayı değiştirdiği gibi, köylerimizi ve ülkemizi de değiştirecektir..
Çevremizin havasını, suyunu ve toprağını kirleten bol dumanlı kömür santrallarının dönemi bitmiştir. Şimdi, dünyayı adeta boğan, iklimin bile değişmesine neden olan kömür santrallarından kurtuluyoruz. Sadece, güneş ve rüzgar değil, tarlalarımızdaki, bitki artıklarından, hayvan gübresine kadar, köyde yetişen her türlü üründen elektrik üretilebilmektedir. Ancak, bunların başında yer alan, güneş ve rüzgar enerjisinin kurulması ve işletilmesi , diğerlerinden daha kolay ve daha hızlı devreye girmesiyle de enerjide yeri başkadır.
Artık, elektrik için köyler eskiden olduğu gibi, yıllarca beklenmeyecektir. Güneş enerjisi santralları evlerin çatısı kadar yakınımıza gelmiştir.. Ucuz, bol ve kesintisiz olan elektrik enerjisinin en önemli yanı da kentlerle, köyler arasındaki yaşam kalitesi farkını ortadan kaldırmasıdır. Artık, çok zor koşullarda olan köyler deki yaşamı kolaylaştıracaktır. Kentlerde olduğu gibi, kullanacağı elektrikle yaz kış daha rahat yaşayacaktır. Isıtmada, odun ve kömürün kullanılmasına gerek kalmayacaktır. Dolayısıyla, ormanlarımızda ağaç kesimi ve çevre tahribinden korunacaktır. Daha temiz havası ile, gürültüsüz, doğa ile iç içe yaşanabilen köyler, kentleri hiç aratmayacak ve göç tersine dönecektir.
Bol ve ucuz elektrik, uzakları yakınlaştıran otomobiller ile traktör ve tarım makinalarının daha fazla çalışmasını sağlayacaktır. Güneş ve rüzgar enerjisinin bir başka yanı da, yıllardan beri köylünün kullanamadığı pahalı mazottan da kurtarmasıdır. Çevre ve hava kirliliği yaratmayan güneş ve rüzgar enerjisi, tarımda devrim yaratan örtü altı tarımını daha da gelişmesini sağlayacağı gibi, üretimde, kalite ve verimliliği arttıracaktır.
Evlerin çatılarına kurulan güneş enerjisi santralları ile köylümüz, ürettiği elektriğin bir kısmını kendisi kullanırken, bir kısmını da bulunduğu yerdeki enerji dağıtım şirketlerine satabileceklerdir. Köylümüz tarlaya kurulacak bu santrallara ortak olması halinde ise üretilen elektrik, köylüye belli bir gelirde sağlayacaktır. Bu gelir, çok büyük miktarlarda olmasa da, devletin köylüye her yıl ödediği destek primlerinden daha fazladır.
Köylerdeki ekilemeyen çorak arazilerden üretilecek elektrik enerjisi, hem ülkemizin hem de köylümüzün hayatını değiştirecektir. O bakımdan, her köyde en az 3 MW kurulu gücündeki, güneş enerjisi santralı (GES) veya daha uygun olan yerlerde, rüzgar enerjisi santralı (RES) mutlaka kurulmalıdır. Başlangıçta 3 MW olarak kurulacak santralın kurulu gücü, sonraki gelişmelere göre arttırılabilir. Köydeki enerji santralının, güneş veya rüzgardan olması fark etmez. İkisi de maliyet yönünden hemen hemen aynıdır. Burada, önemli olan, köyün iklim durumu, güneşleme süresi veya rüzgarın hızıdır. Hangisinden daha verimli elektrik enerjisi üretebilecekse, o santral kurulabilir.
Güneş enerjisi santralları için üretilen fotovoltaik panellerin veya solar kiremitlerde verimlilik arttıkça, kapladığı alan azalabilir veya aynı alandan daha fazla enerji alınabilir. Dolayısıyla, bugünkü koşullara göre, 1 MW kurulu güçten elektrik üretilmesi için, toplam 10.000 m2 fotovoltaik panel ile en az 1,5-1,9 hektar arazi gerekmektedir. Bir başka deyişle, 15-19 dönüm çorak ve ekilemeyen taşlık alanlarda, güneş enerjisi santralları kurulabilir. Bunun içinde, güneş veya rüzgar enerjisinden, hangisi olursa, olsun gerekli yatırım miktarı pek değişmemektedir. 1MW enerji için yaklaşık 1,2 milyon TL. bu iş için yeterli olup, buradan, yılda 3 milyon kilovat/saat elektrik enerjisi üretilebilir. Kurulabilecek, 3 MW enerji santralı için, 3,6 milyon TL ya ihtiyaç olup, yılda üretilmesi mümkün olan 9 milyon kilovat elektrikle, santralın yıllık getirisi, yaklaşık 1.800.000 TL. (9.000.000 kwh X0,2 TL/kwh) dır. Santralın getirisi kooperatif ortaklarını zengin etmese de, santralın kurulu gücüne yapacakları eklemelerle, tesisin kapasitesini %100 arttırdıklarında ortaklar ailelerini rahatca geçindirebilirler. Elbette ki, köylünün başka alanlarda yapacakları çalışmalarda bulunacağından yan gelip yatmayacaklardır.
Türkiye’nin, toplam 40.000 köyü olduğuna göre, her köyde kurulacak güneş veya rüzgar enerjisi santralları ile toplam 120.000 MW kurulu güce ulaşılabilir ve buradan, 360.000.000.000 kwh elektrik üretebiliriz. Şimdiki durumda ülkemizdeki, fosil yakıt kullanan veya yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücü toplam 80.000 MW olduğuna göre, Türkiye’nin ürettiği elektrik enerjisinden %50 daha fazlası sadece köylerden sağlanacaktır.. Bu kadar elektrik enerjisi üretmek için de, toplam 144 milyar TL’ya (40.000 köy X 3,6 milyon TL ) yatırıma gerek bulunmaktadır.. Bu miktar yatırımın ha çok fazla olduğu sanılmasın. Zaten bu kadar yatırımları devlet bizzat yapmasa da garantisi her zaman yaptırmaktadır. Yapılacak yatırım, İstanbul boğaz köprüsü, İstanbul hava limanı ve kanal İstanbul’a yapılacak yatırımların yanında cüce kalır. Fakat enerji santrallarının katma değer yaratmasıyla aradaki fark büyüktür.
16 milyon vatandaşımızın oturduğu 40.000 köyün her birinde kurulacak Kooperatiflere katılacak üye sayısı için hane sayısını esas alırsak, köylerde ortalama 400 hane (16.000.000 kişi /40.000 köy) olduğunu kabul edebiliriz. Kurulacak kooperatife her haneden bir kişinin üye olması halinde, yatırım tutarı için üyelerin en az 9.000 TL. yı (3.600.000TL/400 hane) bulması gerekir. Ayrıca bulunması gereken sermaye tutarı ile 15.000 TL ile işe başlamak mümkündür.
Bilindiği gibi, devlet tarafından ekonominin canlanması veya sosyal amaçlı yardımlar için, zaman zaman çıkarılan yasalarla, şirketlere ve kişilere çeşitli şekillerde krediler verilmektedir. Bugünler de, gündemde olduğu gibi, ev sahibi olmak isteyenlere verilen 20.000 TL peşinat yardımında olduğu gibi, bazılarında hibe ve geri ödemesiz destekler de olmaktadır. Bu destekler içinde, yeni evlenenlere bile 7.200 TL. yardım verilmektedir Yeni evlenenlerin çalışacak bir işi yoksa, pek faydalı olmaz bu yardımların bazıları.. O bakımdan, köylerde kurulacak güneş ve rüzgar enerjisi santralları cari açığı ortadan kaldıracağından, bu proje devlet tarafından desteklenerek üye başına 15.000 TL. destek, yaramıza merhem olacaktır. Aksi takdirde, borç sarmalı içindeki köylümüzün bu yatırımı için gerekli parayı bulamayacağı açıktır. Eğer destek olacaksa bundan daha yararlı başka destek olamaz. Destek iş ve aş yaratacak, ülkemizi de düze çıkaracaktır.
Köylerdeki, çorak arazilerde kurulacak güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi santralları, köylülerin ortaklığında kurulan kooperatifler tarafından yapılmalı ve işletilmelidir. Bu santrallar, yanlış tarım politikaları ile yıllardan beri mağdur olmuş olan köylülerimizin sahip olmalıdır. Devletin bir çok sektöre yaptığı gibi, üretilecek elektriğe devlet tarafından alım garantisi verilmelidir. Köylerde, elektrik santralı kurulacak bu sahalar, devlet tarafından, yap, işlet, devret modeli ile şirketlere asla verilmemelidir..
Enerji nakil hatlarıyla köylere kadar taşınması ve getirilmesi için yıllarca beklenen elektrik, artık köyde kullanılmayan verimsiz arazilerin üzerinde inşa edilebilir. Kurulacak enerji santralları, hem ülkemizin, hem de köydeki evlerin elektrik ihtiyacını karşılayacaktır. Ayrıca, köylünün tarım ürünlerinin üretilmesinde ve işletilmesinde de kullanılacaktır. Artık arabalarını ve traktörlerini ve tarım makinelerini elektrikle çalıştırabilir. Elektriğin dünyada geçerli maliyet neyse o değerden kullanılabilecektir. Elektriğin dünya fiyatlarında olması dolayısıyla rekabet koşullarının artmasını da sağlayacaktır. 40.000 köyde kurulacak en az 3 MW kurulu güçteki santrallar, enerji güvenliğinin sağlanması, kaçak ve enerji kayıplarının önlenmesi açısından da önemlidir. Ayrıca, diğer santrallarda kolayca yapılamayan kapasite artışı, güneş ve rüzgar enerjisi santrallarında çok kolaydır. 40.000 köyün her birine yapılacak 1MW eklenti ile sadece köylerdeki enerji santrallarından 40.000 MW kapasite artışı sağlanacaktır. Artan kapasite, 70 yılda kurulan santralların toplam kurulu gücü olan 80.000 MW yarısıdır. Köylerdeki enerji santralları ile İmalat sanayinin ihtiyacı ne kadar artarsa artsın, ihtiyacımız çok kısa zamanda, karşılanacaktır.
Köylü, artık elektrikle yapmak istediğini, her işi yapabilme imkanına sahip olacaktır.. Köyde yapabileceği işleri için eli kolu bağlı olmayacaktır. Her türlü meyveyi ve sebzeyi seralarda yetiştirecek, çeşitli hayvanları modern ahırlarda besleyecek, tarımsal ürünlerini soğuk hava depolarında koruyacaktır. Köylünün ekonomik durumu güçlendikçe, yapacağı yatırımlarla tarıma dayanan sanayinin ham madde ambarı haline gelecektir. Böylece köylerin değeri anlaşılacağından, artık köylerimiz yok olmadan, kalkınmayı köylerden başlatarak, köylerden kaçışı geçte olsa önlemeliyiz..
Nitekim, Venezuela’da, hükümetinin hatalı iktisat politikalar sonucu, açlık sıkıntısı çeken binlerce kişi, oturdukları yerlerden akın akın, Kolombiya sınırına göç etmişlerdir. Binlerce yıl önce , kuraklık ve susuzluk nedeniyle atalarımızın Orta Asya’daki yurtlarından göç etmek zorunda kalmışlar ve dünyanın bir çok yerine dağıldığını da unutmamak gerekir. O bakımdan, bir zamanlar kendi kendine yeterli altı ülkeden biri olmuş ülkemizde, köylerimizi tekrar üretken hale getirmeliyiz. Köylere kadar gelen ve ucuz elektrik üreten güneş ve rüzgar santralları bu ortam için birebir iştir..
Her köyde bir güneş enerjisi santralı ile evlerin ve fabrikaların çatısına konacak enerji santralları daha hızlı bir şekilde enerji dönüşümü sağlanabilir. Yeter ki, enerji santrallarında kullanılan ekipman ve teçhizatın üretimi, yatırımları karşılayacak miktarda olmalıdır. O zaman, Türkiye güneş enerjisi teknolojisine geçişini kısa zamanda gerçekleştirerek, enerjideki dönüşümü tamamlanabilir.
Bütün bu hususlar tartışmasız olarak, her köye bir santral kurulması ülkemiz ve köylerimiz için mutlaka yapılmalıdır. Onun içinde, önce fotovoltaik panel ve solar kiremit üretimini çok artırmalıyız. Şimdi olduğu gibi 2 MW artışlarla dönüşümü sağlayamayız. Kısa yoldan enerjide dönüşümü sağlamak için kömür ve nükleer santrallara kurmak isteyenlerin fotovoltaik panel ve solar kiremit üretimine yönlendirmek suretiyle, bu projenin gerçekleşmesini sağlayabiliriz.
Projenin kabul edilmesi halinde, ilk önce yapılacak işlerin başında, bir yasa çıkarılarak, köylerde kooperatiflerin kurulması, yer seçimi ve proje hazırlanması, müracaat ve işlemler, montaj, deneme ve kontrolden sonra devreye alınması gibi işlerin yapılması gerekir. Yer seçimi, harita , plan ve proje işleri yerel valilerin yönetiminde kamu kuruluşları görevlileri tarafından yapılabilir. Kapasite her yerde 3 MW olacağından, projeler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlattırılacak bir yazılımla yerel değerlere göre düzenlenmesi, proje süresini kısaltılabilir. Şimdi olduğu gibi, işi uzatmamak ve zorlaştırmamak için, 25 kuruluştan ayrı ayrı izin alınması yerine projeler topluca ele alınmalıdır. Çünkü, tek tek izin alınması köylümüzü bunaltır ve sonunda proje gecikir veya gerçekleşemez. O bakımdan, . Projenin, çevre yönünden eleştirilecek yönü olmaması dolayısıyla, “Çed Raporu Gerekli Değildir” belgesinin de kolayca alınmaması için bir neden bulunmamaktadır.
Burada, kooperatiflere zor gelecek husus, tesisin montajı, işletmeye alınması ve bürokratik işlemlerdir. Muhakkak ki bu işlemler yapılsa da pratik çözümler bulunmalıdır. Güneş santrallarını kurup, bir seneden beri ulusal sisteme bağlanması için bekleyenler bulunmaktadır. Bu olmamalı ve enerji dağıtım şirketleri, yeni koşullara ayak uydurmalılardır. O bakımdan, işi kolaylaştırmak için, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sadece projenin yapılmasını kolaylaştırmanın ötesinde güneş ve rüzgar santrallarının maliyetinin çıkarılmasında kullanılan malzemelerin muammel bedelleri de çıkarılmalıdır. Böyle olunca, maliyetlerde ve proje bedellerinde birliktelik sağlanacağından, bu bedeller üzerinden kooperatiflerin yapacağı iş, sadece tutarı üzerinden, teklif alma veya anahtar teslimi ihale yapılması kalmaktadır..
Şair, Ahmet Kutsi Tecer’in dediği gibi, “Orda bir köy var uzakta, Gelmesek de, tozmasak da, O köy bizim köyümüzdür.” Köylerimiz önemli olup, köylerimizi kalkındırmamız lazım. Çünkü, köylerimizi kalkındırırsak, ülkemize huzur barış ve mutluluk getirecektir, Köylerimizdeki göç durdurulmalı, yanlış tarım politikalarında vazgeçilmelidir. Ülkemizde bütün tarım ürünleri yetişmektedir. Yetişen tarım ürünleri ithal edilmemelidir. Onlar olursa, ülkemizin varlığı da korunacaktır. Kalkınma köylerden başlamalıdır. Atatürk’ün dediği gibi “ Köylü Milletimizin Efendisidir” sözünü de hiç bir zaman unutmayalım.

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Dursun GÜRSOY

Güzel bir yazı ama jeotermal den ne zaman bahsedicen ihsan abi

26.03.2018, 10:36