Son güncellenme :19.02.2019 13:00

Anasayfa > Yazarlar > GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ (GAP)

19.02.2019 Sal, 13:00

Doğu Anadoludan doğan ve Basra Körfezine dökülen, Dicle ve Fırat’ın sularının sınırlarımız içinde verimli kullanılmasını amaçlayan Güneydoğu Anadolu Projesi, Türkiye’nin en büyük projelerinden biri olmuştur. Uzun yıllardan beri devam eden ve 2019 yılında tamamlanması beklenen, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile ilgili başlayan çalışmalar Cumhuriyetimizin ilk yıllarına dayanmaktadır. Doğu ve Güney Doğu Bölgesinin su kaynaklarının verimli kullanılması talimatı veren Atatürk, 1934 yılında ilk adımını atmış ve yurdumuzun boşa akıp giden sularından, elektrik enerjisi elde edilmesi ve arazilerin sulanması için, 1936 yılında çıkarılan bir yasa ile Elektrik İşleri Etüd İdaresini (EİE) kurdurmuştur.
Daha öncede, Ankara’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla, 1929 yılında etüdlerini yaptırdığı, Ankara Çubuk Barajı da, Atatürk tarafından 1936 yılında, açılmıştır. Bu barajın hemen ardından da Keban boğazında jeolojik ve topoğrafik etüdlerden sonra, 1938 yılında Kebanda sondaj çalışmaları başlarken, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki, Dicle ve Fırat Nehirleri ile havzanın her açıdan incelenmesi ve sonuçlarının tespiti için, su rasat istasyonları kurdurmuştur.

Gerekli etüd ve sondajların tamamlanmasından sonra da, 1965 yılında inşaatı başlayan ve 1975 yılında devreye alınan Keban Barajı hidroelektrik santralında, şimdi yılda, 6 milyar kilowat elektrik üretilmektedir. GAP içinde yer alan, Türkiye’nin en büyük barajlarının başında gelen Atatürk Barajı ise 1990 sonunda tamamlanmıştır. Bu barajın hidro elektrik santralıdaki, 8 ünitelik türbin-jenaratör grubu ile de yılda 8,9 milyar kWh elektrik üretilmektedir. Dev su ulaştırma tünelleri ile 880.000 ha‘lık alanın sulanmasını sağlayan baraj, 81 bin 700 hektar yüzey alanı ile doğal göllerimiz içinde, Van Gölü’nden sonra ikincı sırada yeralan bir su rezervine sahip bulunmaktadır.
Atatürk, Doğu’yu nasıl görmek istediğini; Diyarbakır, Malatya, Elazığ ve Tunceli gezisinde yanındaki Sabiha Gökçen’e şöyle ifade etmiştir:
“İnsan ömrü yapılacak işlerin azameti karşısında çok cüce kalıyor Gökçen. Geçtiğimiz yerlerde fabrikaları görmek istiyorum, ekilmiş tarlalar, düzgün yollar, elektrikle donanmış köyler, küçük, fakat canlı, tertemiz, sağlıklı insanların yaşayabileceği evler.
Büyük yemyeşil ormanlar görmek istiyorum. Gürbüz çocukların, iyi giyimli çocukların yüzleri sararmamalı, dalakları şiş olmayan çocukların okuduğu okullar görmek istiyorum. İstanbul’da ne medeniyet varsa, Ankara’ya da ne medeniyet getirmeye çalışıyorsak, İzmir’i nasıl mamur kılıyorsak, yurdumuzun her tarafını aynı medeniyete kavuşturalım istiyorum. Ve bunu çok ama çok yapmak istiyorum. Dedim ya, insan ömrü çok büyük işleri başarabilecek kadar uzun değil. Mamur olmalı Türkiye’nin her bir tarafı, müreffeh olmalı.Devletin yapamadığını, millet, milletin yapamadığını devlet yapmalı.Her şeyi yalnız devletten, yada her şeyi milletten beklemek doğru olmaz. Devlet ve millet ülke sorunlarını göğüslemede daima elele olmalıdır. Ben yapabildiğim kadarını yapayım, sonra ne olursa olsun demek benim kitabımda yok. Geleceği, geleceğin Türkiye’sini düşünmek görevim. Bir iş aldık üzerimize bir savaşın üstesinden geldik, şimdi ekonomik alaanda savaş veriyoruz, Daha da vereceğiz. Bu heyecanı yaşatmak, bu heyecanın ürünlerini görmek lazım.” (Ramazan TOPDEMİR)

Yukardaki tarihi sözler, her şeyi anlatmaktadır. Nitekim, Atatürk’ün istediği üzerine, 1936 yılında başlatılan çalışmalar sonucu, bugüne kadar havza olarak, dünya’da yapılmış en büyük 10 projeden biri olan GAP, yıllar sonra tamamlanmak üzeredir. 1992 yılından beri elektrik üreten, Türkiye’nin en büyüklerinden olan, Atatürk Barajı’ndan sonra, iki dev barajdan, Ilısu ve Silvan Barajlarında da sona gelinmiştir. Ilısu Barajı bu yıl, Silvan Barajı ise iki yıl sonra su tutmağa başalayacaktır. Güneydoğu Anadolu’da sulanabilen tarım arazilerinde alınan mahsul verimi yükselmiş, son yıllarda istihdam artmış ve doğudan batıya göç oldukça azalmıştır.

Başlangıçta su ve toprak kaynaklarını geliştirme amaçlı olarak tasarlanan GAP, 1989 yılında hazırlanan GAP Master Planı ile, Atatürk’ün ifade ettiği gibi, çok sektörlü entegre bölgesel kalkınma projesine dönüştürülmüştür. Master Planda, barajlar, hidroelektrik santralleri ve sulama yapılarının inşası ile tarımsal ve sınai kalkınma, kırsal-kentsel altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık vb. alanlardaki gelişme birbirleriyle ilişkili projeler demeti olarak ele alınmıştır.

Ayrıca, bu faaliyetler arasındaki eşgüdümü sağlamak üzere, 1989’da Başbakanlık’a bağlı GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. GAP Bölgesi’nde, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak İllerinin kapsadığı alanda, 9 il ve 84 ilçe de 122 belediye ve 4.313 köyde toplam 8.385.540 nüfus yaşamaktadır. Türkiye nüfusunun %10,7’si bu bölgede yaşamaktadır. Güneyde Suriye, güneydoğuda ise Irak’la sınırı bulunan bu bölgenin yüzölçümü 75 358 kilometrekare olup, ülkemizinde toplam yüzölçümünün yüzde 9.7’sini oluşturmaktadır.

GAP Bölgesinden geçen, Dicle ve Fırat nehirlerini değerlendirilerek sulama ve enerji üretimi amacıyla olmak üzere, 13 büyük proje oluşturulmuştur. Bu projelerin 7’si Fırat, 6’sı ise Dicle Havzası’nda yer almaktadır. Projeler tamamlandığında, 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralları inşa edilmiş olacak ve 7 bin 485 MW kurulu güç ile yılda 27 milyar kwh enerji üretilecektir. DSİ tarafından yaklaşık 1.7 milyon hektar brüt alanda sulama yapılacaktır. Proje, Türkiye’de sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin % 20’si Aşağı Dicle ve Fırat nehirlerinin üzerine kurulan barajlarla, Türkiye toplamında var olan su potansiyelinin yüzde 28’i böylece kontrol altına alınmış olacaktır.

Halen, GAP bölgesi ve yakın çevresinde, faaliyette olan baraj ve hidroelektrik santrallarının toplam su hacmı yaklaşık 43 milyar m3 ve yüzey alanı 111 bin 233 hektardır. Projenin tamamlanmasından sonra, yaklaşık 220 bin hektar su alanı ile 2 bin 235 km uzunluğunda akarsu şebekesi bulunacaktır. Bu alan Marmara Denizi’nin üçte ikisine karşılık olup, barajlardaki su sıcaklığı her türlü tatlı su balıklarının üremesine uygun bulunmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliği ve doğal üretim açısından, 1 m3 suda 100 kğ balık üretimi hedef alındığı takdirde, üretim miktarının yılda 100 bin ton düzeyine çıkaracak bir potansiyel bulunmaktadır. Bu miktarda, Türkiye’de denizlerde yapılan balık avcılığı ile kültür balıkçılığının yaklaşık %20’si dolayındadır.

Su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesi sonucu olarak, tarım, sanayi, kırsal-kentsel altyapı ile eğitim ve sağlık hizmetleri ve diğer hizmetlerle GAP’ın meydana getireceği yüksek tarım ve sanayi potansiyeli, bölge’de gelir düzeyini 5 kat arttıracaktır. Böylece, 2005 yılında 9 milyonu aşacak olan bölge nüfusunun yaklaşık 3.5 milyonuna iş imkanı sağlıyacaktır. Hazırlanmış olan GAP Master Planı bu konuda temel rehber olarak kullanılmaktadır. Proje uygulamalarıyla kentsel altyapı geliştirilerek, bölge’deki şehirlerin nüfus kapasitesi yükseltilecektir. Bölge kaynakları harekete geçirilip, istikrarlı ve devamlı bir ekonomik büyüme gerçekleştirilerek ihracat arttırılacaktır. Toplam yatırım değeri 1997 yılı fiyatlarıyla 4.2 katrilyon TL. (32 milyar ABD Doları) olacağı tahmin edilen proje, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yatırımı olmuş ve 2001 yılı sonuna kadar 1997 yılı fiyatlarıyla toplam 1 katrilyon 530 trilyon TL harcanmış ve harcamalara göre, projenin üçte birininin tamamlandığı anlaşılmaktadır.
Devamı yarın…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.