Son güncellenme :22.01.2019 17:24

Anasayfa > Yazarlar > GRİBAL ENFEKSİYONA DİKKAT!

22.01.2019 Sal, 17:24

GRİBAL ENFEKSİYONA DİKKAT! - Doç. Dr. Ethem Acar

Bugünlerde acil servisimiz gribal enfeksiyona bağlı şikâyeti olan hastalarla doldu taştı. Sadece acilimiz mi, tüm hastane doldu, artık hasta yatıracak yer bulamayacak duruma geldik. İlimiz içinde çalışan acil uzmanı arkadaşlarda bizimle aynı durumdan şikâyetçi, yani Bodrum’da da, Marmaris’te de, Fethiye’de de durum aynı. Acaba bu bir salgın mı dedik ama Sağlık Bakanlığının birkaç gün önceki ‘’salgın yok’’ açıklaması geldi. Salgın değilse de hasta sayısının çok arttığı bir gerçek. İnsanlar geçmeyen ve şiddetli belirtilerden şikâyetçi. Peki, nedir bu gribal enfeksiyonlar? Nasıl bulaşır? Korunmak için ne yapmalıyız? Nasıl tedavi olacağız? Bu sorulara cevap bulmaya çalışalım bu hafta da. İyi okumalar…
Gribal enfeksiyonu İnfluenza ismini verdiğimiz bir virüsün A,B ve nadir olarak C alt tiplerinin oluşturduğu hastalık olarak tanımlayabiliriz. İnfluenza A ve B’nin birçok alt tipleri mevcut ve her yıl yeni bir alt tip yaygın hastalık oluşturabiliyor. Sonbahar ile başlıyor, kış aylarında pik yapıyor, ilkbahar aylarında son demlerinden sonra bitiyor. Yazın görülmüyor mu derseniz, görülebilir ancak kış aylarında havalar soğuyor, insanlar daha çok kapalı alanlarda yaşıyor, bu da insandan insana bulaşmayı daha çok arttırıyor. İnsana öksürükle, el temasıyla veya havada asılı kalmış virüsün solunum yoluyla alınmasıyla bulaşıyor. Bulaşma olduktan sonrada vücudumuzda hastalık öncesi belirtilerin henüz başlamadığı bir dönem sonrası semptomlar başlıyor ve yaklaşık 1 hafta kadar sürüyor. Hastalığı başkalarına bulaştırma ihtimalimizde bu dönemde daha fazla.
Gribal enfeksiyon denince aklımıza domuz gribi, kuş gribi geliyor. Bu sene de halk arasında gergedan virüsü ismi yaygın. Bunların normal gribal enfeksiyondan farkı var mı dersek eğer; bu hastalıkların tamamı İnfluenza virüsü, sadece farklı alt tipler. Bakanlık bu seneki hastalığa sebep olan virüsün yukarıda saydığımız virüs alt tiplerinden kaynaklanmadığını ifade etti ama sonuç olarak medyatik adı ne olursa olsun influenza çok bulaşıcıdır, toplumun çok büyük kısmını hasta eder, kişinin vücut direncini düşürecek başka bir hastalığı da varsa (KOAH, Kanser, kalp yetmezliği, Böbrek yetmezliği, Karaciğer yetmezliği, İmmün yetmezlik sendromları… vb gibi) ilerleyerek akciğer enfeksiyonu, orta kulak enfeksiyonuna sebep olabilir. Bu durumda ölümlere kadar giden hastalık sürecine sebep olabilir. Bu noktada vücut direncimizi düşürmemek ve ciddi ek hastalığı olan hastaların riskli olduğunu vurgulamak önemlidir.
Hastalarda belirti olarak öksürük, boğaz ağrısı, 380C üzerinde ateş, eklem-kas ağrısı, halsizlik, burun akıntısı kısaca sayabiliriz. Gribal enfeksiyon ile soğuk algınlığı çok karışıyor birbirine. İkisinin de benzer belirtileri var, sadece gribal enfeksiyon daha ciddi belirtilere sebep olduğundan ayırabiliyoruz belki de. Bunu şöyle açıklayalım isterseniz ‘’soğuk algınlığı halsiz bırakırken girip yataklık’’ eder, kalkacak, yürüyecek haliniz kalmaz.
Korunmak için ne yapmak gerekir? sorusunun cevabı; hasta olmadan önce korunmaktır bence. Özellikle grip vakalarının sık görüldüğü aylarda toplu yaşanılan alanlara girmemek, girersek maske takmak, el sıkıştıktan sonra elimizi yıkamak basit ama önemli korunma adımlarıdır. Ayrıca vücut direncimizi düşürmemekte hastalıktan korunmanın tartışmasız önemli bir basamağıdır. Bunun için uygun beslenmek, kış aylarında vitamin açısından zengin besinleri ihmal etmemek, özellikle de virüsler ile savaşmasıyla ünlü olan c vitaminini bol tüketmek hem hastalığa yakalanmadan hem de yakalandıktan sonraki süreçte etkili olabilecek tedavi seçenekleri olmaktadır. Sonbahar başında grip aşısı da korunmak amacıyla yapılabilecek bir alternatiftir. Ancak hasta olduysak artık gribal enfeksiyonun en iyi tedavisi dinlenmek ve vücut direncini arttırıcı besinler tüketmektir. Proteinden, vitaminden zengin besinler almak vücudumuzun virüsle mücadelesinde yardımcı olur. Bol sıvı tüketmekte o dönemde bizi bir miktar rahatlatır. Mümkün olduğunca yatarak istirahat etmeli, hastalığımızı bu dönemde başkalarına bulaştırabileceğimizi göz önünde bulundurarak kalabalık ortamlara gitmemeye özen göstermeliyiz. Gribal enfeksiyon haricinde ek hastalığımız yoksa hastaneye gitmemize gerek yok, ancak hamilelik, kalp hastalığı, KOAH, kanser veya bir nedenle vücut direncimizi düşüren bir hastalığımız veya durumumuz varsa veya 65 yaşından büyüksek hekimimize başvurmak gerekir. Tabi belirtilerimiz ciddileşmeye başladı, nefes darlığı oluşmaya başladı, öksürükle beraber renkli balgam çıkarmaya başladık, ateşimiz 2 günden uzun sürdüyse, o zaman başka hastalığımız yoksa da hekime başvurmamız gerekir. Hekiminizi size önerdiği ilaçları kullanarak bu süreci bir miktar daha rahat geçirebilirsiniz ancak tamamen iyileşmenin biraz zaman alacağını bilmemiz gerekiyor. Bu noktada sık yaptığımız bir hatadan bahsetmek istiyorum, o da gribal enfeksiyon için antibiyotik kullanmak. Antibiyotik bakteri dediğimiz canlıların tedavisinde kullanılan ilaçlarken, hem gribal enfeksiyon hem de soğuk algınlığı virüslere bağlı oluşan hastalıklardır ve her ikisinde de antibiyotik işe yaramaz. Hekiminiz sizi muayene eder, virütik hastalığınızın üzerine bakteriyel bir enfeksiyonunda oluştuğunu düşünürse, o zaman reçete eder size antibiyotiği ki ancak bu şekilde bir durumda faydalı olur. Bu konuda hekiminizin tavsiyesine uymanız sizlere âcizane tavsiyemdir. Sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Fatih ermis

Ozellikle mugla halkini bilgilendirdigi icin Dr.Ethem Acar Bey e tesekkurler..Sayın gazeteci muglada cok gorulen bazi hastaliklar mesela kalp hastaliklari,kanser hastaliklari ve endokrin (tiroid)hastaliklari ile ilgili doktorlarimizda kendi branslari ile ilgili bilgi verirse biz vatandaslar icin cok faydali olur..Vatandaslarin ışıldagi gazetecilerdir..simdiden ilgeleriniz icin tesekkur ederim..

22.01.2019, 23:56