Son güncellenme :02.02.2016 9:17

Anasayfa > Yazarlar > ERDOĞANIN MUHALEFETİ

02.02.2016 Sal, 9:17

ERDOĞANIN MUHALEFETİ - Yüksel Sarı

ERDOĞANIN MUHALEFETİ

PKK liderlerinden Cemil Bayık’ın kısa bir süre önce Alman Die Zeit gazetesine yaptığı açıklama çok önemli.

Akdeniz’e kadar ulaşacak bir Kürt Koridoru sayesinde, kendi bölgelerinin doğal gazını kolaylıkla Avrupa’ya ulaştırabileceklerini, böylece Avrupa’yı Rusya’ya olan bağımlılıktan kurtarabileceklerini, Rusya’nın da bu nedenle Kürt Koridorunu engellemeye çalıştığını söylüyor.

Bizim basınımızda yeterince yer bulamayan ve siyasilerimizin duymazdan geldikleri bu açıklama, aslında bir çok soruyu gündeme getiriyor.

Şöyle başlayalım;

Türkiye Kürt Koridorunu kendisi için bir tehdit olarak görüyor mu, görmüyor mu?

Görüyor.

Engellemek de istiyor mu?

İstiyor.

Peki,Cemil Bayık’ın açıklamasına göre  Kürt Koridorunu kimler istiyor?

PKK, İsrail,ABD ve AB

O zaman, bizde bu devletlerin  Suriye politikalarının karşısında duracağız, öyle değil mi?

Yoo! Hiç de öyle değil. Tam tersine onlarla işbirliği yapıyor ve bir dediklerini iki etmiyoruz.

Peki, bizim dışımızda Kürt Koridorunu engellemek isteyen başkaları var mı?

Var.

Kim?

Rusya

Rusya neden Kürt koridoruna karşı?

Çünkü bir süredir ABD ‘ye karşı Avrupa’yı yanına çekmeye çalışan, bunda bir miktar da başarılı olan Rusya, Kürt Koridoru açıldığında bu silahı artık kullanamayacak.

Bu durumda, biz de Suriye’de Rusya ile işbirliği yapar, Kürt Koridorunu engelleriz. Öyle değil mi?

Çok zor ! Hatta mümkün bile değil. Uçaklarını düşürdük. Görüşemiyoruz bile…

Gördünüz mü şimdi,  Erdoğan – AKP iktidarının çok derin stratejik yaklaşımlarını ve engin devlet anlayışlarını.

Gördünüz mü, “dünya liderinin”    eşsiz  tecrübe birikimini.

Anladınız mı şimdi, hiç hesapta yok iken pattadak Rus uçağı düşürülmesinin asıl sebebini.

Erdoğan ve AKP iktidarı yüzünden ulusal çıkarlarımızın ne kadar kolay  pas pas edildiğini de anlamışsınızdır mutlaka !

Gerçekler acı da olsa mutlaka söylenmelidir. İşte bunlar da Türkiye’nin gerçekleridir.

Milletimiz artık anlamalıdır; Erdoğan ve AKP iktidarının marifetleriyle Türkiye, kendi silahını şakağına dayamış ateşlemek üzeredir.

Bu iktidar yüzünden Türkiye’ye karşı düşmanca kurgulanan her plan kolaylıkla uygulanabilmektedir. Sadece bu iktidarın varlığı bile Türkiye’nin güvenliği için yeterince tehdit oluşturmaktadır. Halkın çoğunluğunun bugün için Erdoğan ve  AKP iktidarına inanıyor olması bu gerçeği değiştirmiyor.

Türkiye’nin önünde bu iktidardan kurtulmak dışında başka hiçbir öncelik bulunmamaktadır. Ülke yararlarını koruyacak, milli politikalar izleyecek ve halkı birleştirecek yeni bir iktidar için birinci öncelik budur. Yapılacak olan tüm çalışmalar ancak bu amaca hizmet ettiği ölçüde anlam ifade edecektir.

Bu nedenle, gerçekte memleketimiz için hiçbir yararı olmayan, fakat iktidar mücadelesini amaçsız hale getirdiği için Erdoğan – AKP iktidarının işini kolaylaştıran Anayasa değişikliği veya benzeri göstermelik çalışmalara katılmak ve bu konuları halkın gündemine taşımak açıkça Erdoğan ve AKP iktidarına destek olmak anlamına gelecektir.

Aynı nedenle, yukarıda açıklanan jeopolitik durumlar gerekçe gösterilerek, Türkiye’nin milli politikalara dönme zorunluluğu ile bu iktidarın milli politikalara dönme ihtimalini birbirine karıştırmak,  mutlak surette buna inanmak ve böylesine boş beklentiler üzerine politikalar inşa etmek en hafif deyimle hayalcilik, saflık ve cehalettir. Kuşkusuz bu yaklaşım da Erdoğan ve AKP iktidarına hizmet edecektir.

Sürekli yanlış şeyleri yaparak doğru sonuçlar alınamayacağını artık öğrenmiş olmalıyız. En azından, daha düne kadar “Tarihin Tunç Yasası” diyerek mutlak surette direneceğine inandığımız milli ordunun akıbeti bize ders olmalıdır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.