Son güncellenme :16.06.2017 11:38

Anasayfa > Yazarlar > ENERJİNİN VERİMLİ KULLANILMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİZ

16.06.2017 Cum, 11:38

ENERJİNİN VERİMLİ KULLANILMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİZ

Dünya’da olduğu gibi, ülkemizde de kullanılan enerji miktarı her geçen yıl daha da artmaktadır. Bu ihtiyacımızı karşılamak için, petrol ve doğalgaz ithalatı yaptığımız gibi, kömür ve yenilebilir enerji kaynaklarımızdan da yararlanmaktayız. Ancak, enerjideki bu dışa bağımlıktan kurtulmak için ithalatı azaltarak, tam kullanamadığımız, yenilenebilir enerji kaynaklarımızla ihtiyacımızı karşılamalıyız. O bakımdan, ekonomimiz bakımından, uluslar arası rekabet koşulları ve çevre sorunlarını da göz önünde bulundurarak enerjiyi verimli kullanmak zorundayız.
Halbuki, hem enerjide %50 dışa bağımlıyız, hem de enerjiyi hesaplı kullanmıyor ve paramızı boşa harcayarak çektiğimiz sıkıntılarla, bunun bedelini de ödüyoruz. Genellikle, başta tarım, hayvancılık ve madencilik faaliyetleri olmak üzere, konutlar, yerleşim yerleri, kamu alanları, ticaret merkezleri, ulaştırma araçları ve sanayi tesislerinde veya organize sanayi bölgeleri enerjinin en fazla kullanıldığı alanlardır. Dolayısıyla, enerjide güvenlik en önde gelen bir husustur.
Türkiye’de, 22 milyon konutun, 16 milyonun da, hiç yalıtım yapılmamıştır. Binalarda, yalıtım yapılmadığı veya yanlış yalıtım yaptırmaları dolayısıyla kullanılan enerjinin yarısı boşa gitmektedir. Evlerimizi değil, havayı ısıtıyoruz. Son yıllarda metropollerde yaygın şekilde yapılan residans, gökdelen gibi yüksek binaların dış cephelerinin camla giydirilmesi dolayısıyla ile ısıtmada kullanılan ısının %25’i de kayıp edilmektedir.
Yalıtımı yapılmış binalarda, ısıtma sisteminin merkezi olmaması halinde, daha fazla enerji tüketilmektedir. Akıllı kombi sistemi ve ısı ayarı otomatik olan yerlerde enerji %30 daha az kullanılmaktadır. O bakımdan, apartmanlarda, bireysel kullanım ısınma maliyetini arttırmaktadır.
Binalarda, ısıtmanın dışında soğutma ile, bir çok elektrikli ev aletleri de bulunmaktadır. Beyaz eşyaları alırken, enerji kimlik etiketlerine dikkat edilmeli ve talimatına uygun yerlerde kullanılmalıdır. Kalorifer radyatörlerinin önü kapatılmamalı, derin dondurucu ve buzdolapları bu radyatörlerin önüne veya yakınına konulmamalıdır,
Evlerde kullandığımız buzdolablarının %44’ü eski dolaplardan oluşmaktadır. Bu dolaplarında tamamı A grubu dolaplara dönüşse 4500 MW enerjiden tasarruf sağlayacağı hesaplanmaktadır. Sadece, buzdolabında olan bu durumun diğer beyaz eşyalara göre de düşünecek olursak, elektrikteki israfın büyüklüğü ortaya çıkmaktadır.
Kaloriferlerin dışında, likid gazın ve elektriğin en fazla kullanıldığı yerlerin başında mutfak gelmektedir. Buna rağmen, en az sürede yemek pişiren buharlı tencerelerden, ülkemizde çok yaygın kullanılmamaktadır. Halbuki, yemeği daha kısa zamanda pişirmesi dolayısıyla, düdüklü tencerelerde, likit gaz sarfiyatı % 65 daha azalmaktadır.
Edisondan bu yana aydınlatmada kullandığımız ampüllerden, flamenli ve florasan, ampüllerin yerini alan Led ampüller diğer ampüllere göre, %85 daha az enerji harcamaktadırlar. Sadece, evlerimizin aydınlatılmasında Led ampüller kullanılması halinde, hane başına yılda 134TL. daha az elektrik kullanabiliriz. Buna göre, 22 milyon hanede 2,9 milyar TL. tasarruf edilebilir.
Heryıl yapılan kış saatı uygulamalarında, yaz saatının devam etmesi dolayısıyla elektrikte tasarruf değil israfa neden olmuştur. İstatistiklere göre, kasım ayı itibariyle son 5 yıl içinde %6,5 elektrik tüketimi ile bu yıl rekor kırılmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli gibi büyük şehirlerde, insanlar gün doğmadan okullara ve işyerlerine gitmek zorunda kaldığından enerji sarfiyatı geçen yıla göre daha da artmıştır.
Görüldüğü üzere, zamanımızın her anında harcadığımız enerjinin büyük bir kısmını boşa harcamaktayız. Yerleşim yerlerinde nüfus arttıkça, kent alanı büyüdükçe de insanlar daha fazla enerji tüketilmektedir. Küçük bir yerleşim yerine göre, medropollerde yaşayan insanlar daha fazla akaryakıt kullanılmaktadır. Akıllı binalardan oluşan “Akıllı Kentler” de daha az enerji tüketilmesi hedef alınması halinde enerji de verimli kullanılabilir..
Kentin planlanmasında, halkın ortak ihtiyaçları gözetilmeli, kentin merkezinde kamu idaresi binaları, iş ve ticaret merkezleri merkezde yer alırken, merkezden dışa doğru gelişen mahallelerde çarşı ve pazarlar yanında günlük ihiyaçlarını merkeze gelmeden görebilmelidirler. Dağınık ve düzensiz kentlerde, daha fazla enerji kullanılmaktadır. Kent içindeki, ilk okul ve orta öğretim okullarının arazilerinden yararlanmak için, bu okulları bir yerde toplamak veya şehir dışına götürmekle, öğrencileri buralara taşırken, daha fazla enerji harcamaktayız.
Otomativ sektöründe yapılan araştırmalar ve gelişmeler sonucu motor verimlilikleri yükselmiş, hibrit motorlarla çok az akaryakıt tüketilir hale gelmiştir. Dolayısıyla, eski model taşıtlarda daha fazla yakıt kullanıldığından bu araçların trafikten men edilmesi, aynı buzdolaplarında olduğu gibi, ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.
Avrupa Ülkelerinde, araçların yaş ortalaması 8-9 olmasına rağmen ülkemizde yaş ortalaması 20 yıldır. Toplam araç sayısı 16 milyon 270 bin adede ulaşırken, araçların %27 si 20 yaşın üzerinde bulunmaktadır. Bugün, karayollarında hareket halindeki 11 milyon otomobilin 3 milyonu bu sınıfta araçlardır. Dolayısıyla, bu araçların daha fazla akaryakıt harcanması yanında, trafik kazalarına, ölüm ve yaralanmalara da neden olmaktadır..
Motorlu taşıtlarda, araç lastik basınçlarının olması gerekenden düşük olması nedeniyle, akaryakıt tüketimi artmaktadır. Kullanma hızı ve sürüş hatalarından da yakıt sarfiyatı yükselmektedir. Araçların periyodit bakım ve onarımlarının zamanında yapılmaması, bakım ve ayarların hatalı yapılması da enerji tüketimini arttırmaktadır. Kentlerde, trafiğe çıkan otomobillerde her 10 araçtan, 8’inde bir kişi oturmaktadır. Ülkemizde, 16 milyon 270 bin taşıt olduğuna göre, araç başına yılda yapılacak 1000 TL tasarrufla 16 milyar 270 bin TL kazanabiliriz.
Karayollarındaki ulaşımda ve kent içi trafikte akaryakıtı verimli kullandığımız söylenemez, Ancak, bu konularda yapılacak, AR-GE çalışmalarıyla trafikte, daha az akaryakıt kullanılacak şekilde düzenlemeler yapılabilir. Kent içi trafikte tıkanmalara önlemek ve trafik akışını sağlamak için, ulaşımda toplu taşıma yapan hafif raylı tramvaylar da kullanılma ve trafik akışı bilgisayarla yönetilmelidir.
Toplu taşımacılıkta yaygın olarak kullanılan hafif raylı sistemler, hem çevre açısından, hemde enerji ekonomosi açısından, kent içi ulaşımda en uygun bir ulaşım türüdür. Az bakım gideri olan, hızlı, konforlu, çevreyi kirletmeyen, taşımacılıkta yüksek kapasite sağlayan hafif raylı sistemlerde, kullanılan elektrik yerli kaynaklardan sağlandığı takdirde dışa bağımlılıkta ortadan kalkmaktadır. Daha az karbon emisyonu ve cari açığın azaltılması yönünden de toplu taşımacılık çok önemlidir.
Maden işletmelerinde ise, iş makinaları kullanırken işin tekniğine göre, çalışma yapılmazsa, gereğinden fazla akaryakıt tüketilmektedir. Aynı şekilde periyotid bakımlarının yapılmaması, yolların durumu, lastik havaları, hız durumu gibi faktörlerden dolayı enerjinin bir kısmı boşa harcanmaktadır.
Elektrik ve akaryakıt, en fazla sanayide tüketilmektedir. İmalat sanayinde, tesis alanının en az zaman, emek harcanacak şekilde üretimin planlaması, maliyeti düşürebileceği gibi, iş etüdleri yaptırılarak iş standartları tesbiti ve iş ölçümüne göre, çalışılması, enerjinın daha az kullanılmasını sağlamaktadır.
Tesiste bulunan makinelerin bakımlarının zamanında yapılması, periyotid muayenelerinin ihmal edilmemesiyle, arızalar önceden tesbit edilebilmektedir. Arızaların önceden tesbit edilmesi, makinedeki hasarları azalttığından, verimlilik artmakta ve bunun karşılığında da daha az enerji harcanmaktadır. O bakımdan, eğitimli kalifiye eleman hem verimlilik açısından, hemde enerji tüketimi açısından daha yararlı olabilir.
Termik santrallarında, kömürün %38-42’si dolayından yararlanılabilmektedir. Verimliliği arttırmak için, atık buharlardan ve baca gazı ısısından yararlanmalıyız. Enerjinin evlerimize gelinceye kadar, şalt tesislerinde, enerji nakil hattlarında ve trafolarda elektirik kayıpları ülkemizde yüksektir. Sadece, interkonnekte sistemde enerji kayıplarımız %10’nu bulmaktadır. Bunların nedenleri arasında, bakır tellerin yerine alimünyumun kullanılması, şalt tesislerinde ve trafolarda gerekli bakımların yapılmayışından kaynaklanmaktadır.
Sanayide, yüzlerce elektrik motoru kullanılmaktadır. Bu motorların bakımları yapılmadığı takdirde, motor sarımında kullanılan iletkenlerin üzerindeki izolasyon maddesinde zamanla oluşan çatlakdan ötürü, motor daha fazla elektrik harcadığı gibi motorda yanabilmektedir. Zaman zaman motorların harcadığı akım ölçülerek, elektrik motorlarının bakımları yapılmalı ve izololasyonları yenilenmelidir.
Bugüne kadar, çimento fabrikalarından atmosfere salınan baca gazını alıp kendi ısısı ile elektrik üretilmektedirler. Batısöke tesisleri kendi elektriğinin%28’ini, Batıçim %30’unu .kendi baca gazından elde etmektedirler. Faaliyette bulunan 57 entegre çimento tesisinde 17’si, baca gazın kendi elektriğini üretiyor. Tesislerin tamamında, baca gazından üretilecek elektriğin parasal değerinin 540 milyona ulaşacağı hesaplanmaktadır. Bu örnek, yenilebilir enerji kaynakları olmamakla beraber, atık enerjiden de sonuna kadar yararlanılmalıdır.
Kömür kullanan termik santralarında da baca gazları atmosfere verilmekte, soğutma suyu yoğuşturularak tekrar kızgın buhar haline getirilmek üzere, tekrar kazanlara verilmektedir. Çimento fabrikalarında olduğu gibi, atık ısıdan tekrar elektrik üretilmesi konusunda çalışmalar yapılabilir.
Yine, termik santraların baca gazı kükürt giderme tesislerinde kullanılan,kireç taşlarının kırılarak, öğütülmesi esnasında 40 MW enerji harcanmaktadır. Bunun yerine mermer tesislerinde, blok mermerde kesme esnasında çıkan ve çevre sorunu yaratan mermer çamurlarının kullanılması halinde, 50-60 milyon TL tasarruf yapılabilir.
Sanayi kesiminde faaliyette olan bir çok tesiste, bunun gibi, olması gerekenden fazla enerji harcamaları yapıldığını görebiliriz. Sanayisini geliştirmiş olan ABD ve AB ülkeleri, 4,0 Sanayi Devrimine geçme hazırlıkları içersinde bulunduğu günümüzde, bilişim teknoloji ile robotların çalışacağı üretim hatlarında, en uygun miktarda enerji harcanarak, enerji verimliliği yükselecektir..
O bakımdan, enerji verimliliği konusunda her alanda yapacağımız çok iş bulunmaktadır. Eskimiş ve yüksek enerji tüketen beyaz eşyaların bir yıl içersinde değiştirilmesini sağlamak amaçıyla geçici olarak kaldırılan KDV ve ÖTV nin süresi uzatılmalıdır. Otomobilde hurda yasası çıkarılarak aynı beyaz eşyada olduğu gibi, vergi muaviyetinin belli bir süre için otomobile de tanın malıdır.
Böylece, devlet vergilerden belli bir süre vazgeçerken, enerjide sağlanan, tasarrufla cari açıkta dolaylı olarak kazançlı olacaktır. Sanayicimiz, uluslar arası piyasalarda rekabet edebilmesi için, AR-GE ve inavasyon çalışmaları yapmalı, üniversitelerle işbirliği çerçevesinde, teknoparklarda “Enerji Verimliliği Projeleri” üretilmelidir. Hayatımızda ise her zaman, eğitim ve planlamaya önem vermeli ve hiç israf etmemek için okullarda ders verilmelidir.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.