Son güncellenme :14.05.2018 13:19

Anasayfa > Yazarlar > Ekonomi Seçimi

14.05.2018 Pts, 13:19

Ekonomi Seçimi - Yüksel Ercan

Ekonomi Seçimi

Çok Partili hayata geçtiğimiz günden beri Türkiye’de sayısını unuttuğumuz kadar parti ve bu Partilerin Genel başkanı geldi geçti, Bu partilerden kimisi iktidarda çok kaldı, kimisi az kaldı, İnkar etmemek lazım ki İktidara gelmeyi başaran siyasi partiler ellerinden geldiği kadar bu millete hizmet etmeye çalıştılar, Ülkenin şartları çerçevesinde vatandaşa daha iyi bir hayat sürmeye çalıştılar.
Bu memlekette iktidara gelen her siyasi parti kendisinden önce gelen partiler ile ilgili siyaseten “Enkaz devraldık” edebiyatı yapıyorsa da aslında kendisinden önce iktidarda olan partiyi kötüleyen Başbakanların kendileri de oturdukları zeminin önceki iktidarlar tarafından hazırlandığını da unutmuyorlar.
1950’de “Yeter Söz Milletin” sloganı ile iktidara gelen Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın aslında CHP’den kopan siyasetçiler olarak DP çatısı altında iktidara geldiklerini, 1970’li yıllardan 12 Eylül 1980 ihtilaline kadar sıra ile Başbakanlık yapan Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’in partilerinde diğer partilerden gelip siyaset yapan çok sayıda milletvekilinin olduğu da çok net bir şekilde görülecektir.
Dış Politikada guru kaynağımız olan 1974 yılındaki “Kıbrıs Barış Harekatı” nın yapıldığı dönemde Başbakan’ın CHP’li Bülent Ecevit Başbakan yardımcısının da MSP’li Necmettin Erbakan olduğu gerçeğinden hareketle meselenin sadece ve sadece Türkiye olduğu da çok iyi anlaşılacaktır.
1983 yılında iktidara gelen ve “Dört Eğilimi birleştirerek” Türkiye’ye hizmet etmeye çalışan Turgut Özal’ın ANAP’ında en sağdan en sola kadar çok sayıda siyasetçinin bulunduğu bu günlerde de herke tarafından hatırlanacaktır.
03 Kasım 2002 tarihinde iktidara gelen AK parti aslında yıllar yılı birbirleri ile seçim sonrası yapılan koalisyonların seçim öncesi de yapılabileceğinin en iyi göstergesi olmuştu, CHP’li Ertuğrul Günay ile DYP’li Köksal Toptan’ın, Mehmet Dülger’in, ANAP’lı Cemil Çiçek’in aynı çatı altında buluşmaları aslında Türk insanının da beklediği bir oluşumdu.
Dikkat edilirse İktidar arayışında bulunan partilerin nerede ise tamamı belli bir ideoloji ile değil, kendisini merkezde gören tüm siyasetçilerin bir araya gelmesinden oluşuyor, Türkiye’de MHP’nin, RP’nin, HDP’nin iktidara gelememesinin asıl nedeni de budur, Toplum uçlarda siyaset istemiyor, bunun yerine herkesin içerisinde kendisini bulacağı, rahat hissedeceği merkeze doğru yanaşmaya başlayan partileri dünde iktidar yapıyordu, bugünde yaptı, yarında yapacak.
Türkiye 24 Haziranda son derece önemli bir seçime gidecek, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş cezaevinde, Hareket kabiliyeti yok, dolayısı ile seçim süresi boyunca nasıl hareket edeceğinden çok seçmene hangi mesajları ileteceği önemli.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce adaylığı açıklanır açıklanmaz “Birazdan bir yere gideceğiz” dediği Hacı Bayram Camisine giderek Cuma namazı kıldı. İnce, konuşmasında ‘bir yer’ diye bahsettiği Hacı Bayram Veli Camisine gitti, Türbeye girişi sırasında alkışlanmamasını isteyen İnce’nin yanına yaklaşan bir kadın “Rüyamda seni gördüm kazanacaksın” dedi.
Toplum Bu tür davranışları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan da, İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener’den de, SP adayı Temel Karamollaoğlu’dan da zaten çoğunlukla görüyor ve bu davranışları asla yadırgamıyor.
Meseleye böyle bakıldığında toplumun siyasetten ve siyasette kullanılan Hamaset dolu nutuklardan çok vatandaşın hayatını kolaylaştıracak, sofrasına bir kap daha fazla yemek getirecek, Adalet noktasında herkesi eşit kılacak adımların atılmasını beklediği çok net bir şekilde görülüyor.
Toplumu biraz tarafsız şekilde analiz ettiğinizde artık hiç kimsenin hamaset dolu nutukları dinlemediğini, sadece ve sadece Ekonomi ile ilgili açıklamaları dinlediğini kendisini rahatlatacak vaatleri pür dikkat dinlediğini göreceksiniz.
İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener’in “5 milyon vatandaşın borcunu kuracağımız fon ile satın alacağız” şeklindeki CHP adayı Muharrem İnce’nin “ Üniversite öğrencilerine yılda iki kez karşılıksız burs vereceğiz” şeklindeki açıklaması , İktidarda bulunan AK Parti genel başkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatı sonrası emeklilere iki bayramda biner lira ikramiye verilmesi seçimlerinde sadece ve sadece “Ekonomi” üzerinden değerlendirileceğini gösterdi.
Partiler arasındaki geçirgenlik her geçen gün kendisini biraz daha fazla hissettiriyor, Dün A partisinden milletvekili yada Belediye başkanı seçilen bir siyasetçi bugün B partisinde siyaset yapabiliyor ve biz bu durumu son derece sağlıklı bir süreç olarak değerlendiriyoruz.
Dolayısı ile iş dönüp dolaşıp Türk milletinin hayat standardının daha yukarılara çekilmesine geliyor, İktidarda yıllar yılı bulunan ve çalışana-emekliye “Kaynak yok” diye iyileştirme yapmaktan çekinmeyen hükümetlerin seçim yaklaşır yaklaşmaz musluğu sonuna kadar açması aslında bir noktada yönetenlerin samimiyetlerini yada samimiyetsizliğini de ortaya çıkartıyor.
Böyle olunca da vatandaş ister istemez “Keşke hergün seçim olsa” temennisinden bulunuyor.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.