Son güncellenme :10.10.2017 13:10

Anasayfa > Muğla > Ege ve Marmara Baro Başkanları toplandı

10.10.2017 Sal, 13:10

Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun, Bursa’da yapılan “Genişletilmiş Ege-Marmara Bölge Baro Başkanları” toplantısına katıldı.
Baro Başkanı Avukat Uzun, toplantıya katılan Baro Başkanlarının toplantı sonunda bir dizi karar alarak kamuoyu ile paylaştığını ifade etti.
Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun, Bursa’da yapılan “Genişletilmiş Ege-Marmara Bölge Baro Başkanları Toplantısına katıldı.
Toplantı sonrasında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun, toplantıya katılan Baro Başkanlarının toplantı sonunda bir dizi karar alarak kamuoyu ile paylaştığını ifade etti.
Başkan Uzun, Genişletilmiş Ege-Marmara Bölge Baro Başkanları Toplantısı’nın yayımlanan sonuç bildirisinde, şunlara yer verildiğini kaydetti: “Bursa’da Genişletilmiş Ege Marmara Bölge Baro Başkanları toplantısına katılan Başkanlar, aşağıdaki hususları kamuoyu ile paylaşmaya karar vermişlerdir: Toplantıya katılan Baro Başkanları, sadece yerine getirdikleri görevlerinin doğal bir uzantısı olarak değil, bu ülkenin birer yurttaşı olarak, ülkelerinin bölünmez bütünlüğünü savunmaktadırlar.
Bu bağlamda Kuzey Irak’ta yapılan referandumla ilgili olarak, self determinasyon hakkının kullanımına ilişkin hukuki gerekçelerin yeterli olmadığı ve bu referandumun uluslararası hukuk açısından bir dayanağının bulunmadığı konusunda mutabıktırlar.
Baro Başkanlarının, hukuki değerlendirmeler kadar önemsedikleri siyasal boyut ise gelinen nokta açısından kaygı verici sonuçlar içermektedir. Zira söz konusu referandum sadece Irak’ı değil bölgeyi de kaosa sürükleyecektir.
Siyasal iktidarın bu konu ile ilgili bakış açısının yeterli kararlılık içermediği, alınması gereken önlemleri almakta geciktiği ve gelinen sonuç itibari ile sorumlu olduğu hususunun saptanması gerekli görülmüştür.
Önceki izlenen siyasetler itibari ile Irak’ın kuzeyinden çıkarılan petrolün Bağdat’ın onayı olmaksızın Halk Bankası eli ile pazarlanması ve giderek “bağımsız bir ülke gibi” Kuzey Irak Bayrağı ile karşılama yapılması, iddialara meşruiyet zemini yapılmaya çalışılmaktadır.
Gelinen noktada iktidardan beklentimiz, bu güne kadar yapılan yanlışlardan vazgeçilerek sözde kararın, uluslararası meşruiyet kazanmaması için daha dikkatli davranmaları ve artık yanılmamalarıdır”
OHAL Uygulaması ve FETÖ ile mücadele
Toplantıya katılan Baro Başkanlarının yaşanan OHAL koşullarının amacını oluşturan terörle mücadeleyi aşan bir boyutta sürdürülmekte olduğunu tespit ettiklerine işaret edilen sonuç bildirgesinde şu konulara vurgu yapıldı: “FETÖ ile mücadele konusunda, adil yargılanma hakkı gözetilerek yapılacak yargılamalar önemsenmektedir.
15 Temmuz Darbe Girişiminin sorumlularının hesap vermesi konusunda tereddüt bulunmadığı teyit edilirken, KHK’lar eliyle geliştirilen yeni sürecin giderek FETÖ ile ilgisi bulunmayan muhalefetin sindirilmesi operasyonuna dönüşmesine ilişkin ciddi kaygı beslemektedirler.
Bu bağlamda özellikle FETÖ veya başka terör örgütlerinin yaftalaması veya böyle bir yaftalamaya gerek olmaksızın dahi, geçmişte yaşanan hukuksuzlukların benzerleri ile karşılaşmış olmaktan ciddi bir kaygı duymaktadırlar”
Avukatlara Yönelik Saldırılar
Toplantının sonuç bildirgesinde, son günlerde, avukatlara yönelik fiili saldırılara da yer verilerek, şu ifadeler kullanıldı: “Meslektaşlarımızın savunma hakkı ödevlerini yerine getirmesini engelleyecek mahiyette uygulamalar artmıştır. Görevi başında öldürülen, şiddete maruz bırakılan, tehditle yıldırılmaya çalışan meslektaşlarımızın haberleri her gün gazetelerde yer almaktadır. Bu saldırgan tutum, Viranşehir örneğinde olduğu gibi bir Baro Başkanına kadar vardırılmıştır. Bunun yanında, kollukta, yargı önünde ve hemen hemen her bürokratik kurumda meslektaşlarımız akıl almaz engellemelerle ve hatta işkencelerle karşılaşmaktadırlar. Sadece görevini yerine getirdiği için duruşma salonlarında hakarete uğrayan, vekilliğini üstlendiği kişiyle veya bu kişiye atfedilen suçla özdeşleştirilen avukatlar, üstlendikleri davada sanık olarak yargılanabilmektedirler.
Yaşanan süreçte Barolar Demokratik Hukuk Devletinin yeniden oluşturabilmesi için meslektaşları ile birlikte mücadele vermeyi varlık nedeni saymaktadırlar. Avukatlar, dünyanın her yerinde o ülkelerin hukuk tarihini yazan tarihçilerdir. Bu ülkenin hukuk tarihi de avukatlar tarafından bir direniş tarihi olarak yazılacaktır”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.