Son güncellenme :18.10.2017 12:37

Anasayfa > Yazarlar > DUYGUSALLIK VE İDEALİZM İLİŞKİSİ

18.10.2017 Çar, 12:37

DUYGUSALLIK VE İDEALİZM İLİŞKİSİ - Prof. Dr. İrfan Çağlar

DUYGUSALLIK VE İDEALİZM İLİŞKİSİ

Duygusallık ve idealizm her şeye rağmen insanın iç dünyasını besleyen ve onu zenginleştiren iki içsel dinamiktir. Aslında duygusallık, idealizmin de kaynağını oluşturduğu coşkunun öteki adıdır. Coşku ya da lirizm; insanı umutlandıran, onu iyimserliğe sevk eden ve onda pozitif tepkiler üreten içsel kaynaklardır. Bu kaynak ya da kaynakların korunması veya sürdürülebilir kılınması, insanın hayata tutunmasını ve pozitif enerji ile hayata adaptasyonunu sağlar.
İnsanoğlunun; şen şakrak, güler yüzlü, hayata hep dolu tarafından bakan, mütevazi, dost canlısı, etrafına umut saçan ve hayatı ciddiye almayıp, çoğu zaman “ti” ye alan tavırlarını bu bağlamda değerlendirmek mümkündür.
Söz konusu bu tavırlar, insanoğlu için hayatı kolaylaştırıp, yaşanılabilir kılarken, aynı zamanda onu hayatın da içinde tutar. Psikolog ve Davranış Bilimciler, “içinizdeki çocuğu öldürmeyin derken” aslında duygusallık ve idealizmin insanoğlu açısından yukarıda belirtilen önemini vurgulamaktadırlar.
Duygusallık, çoğu zaman insanoğlunun zaaflarından birisi olarak kabul edilir. Bu kabul tam anlamıyla doğru değildir. Zira duygusu olmayan ya da duygusallığını tamamen kaybetmiş insan, robottan farklı olmayacaktır. Robotlar programlandıkları kadar hareket edebilirler. Onların hissetme, düşünme ya da acıma yetenekleri yoktur. Yani hayatı yaşama noktasında olması gereken esneklik kat sayısına sahip değildirler. Dolayısı ile duygusallığın olmadığı ve insanların insani yönlerinin bulunmadığı ya da bu yönlerini ortaya koyamadıkları ortamın anlam ifade etmediğini söyleyebiliriz
.
Duygusallık, bütün olumsuzluklara ve verimsizliğe rağmen insanoğlunun vicdanında, çölün ortasında vaha etkisi yapan olumluluğun temel kaynağıdır. Yani insanoğlunun bir türlü ortadan kaldırılamayan insani yönünü besleyen ve koruyan bir kaynaktır duygusallık. Ya da hayata bağlanmanın ya da hayatta olmaya devam etmenin temel şartıdır. Buna, yaşama arzusu veya içsel motivasyon denilebileceği gibi, hayata bağlanma enerjisi de diyebiliriz.
İdealizm ise, duygusallığın asalete bürünmüş biçimidir. İdealizm insanoğlunun geleceğe yönelik olarak zihninde ürettiği umutların yüce idealler anlamında düzenlenmesidir. Aslında idealizm; duygusal anlamda, insanoğlunun hayatın rutinlerinin dışına çıkması veya insani hırslarının yerine bu yüce duyguları ikame etmesidir. Allah’a karşı kulluk bilinci, vatanı sevme ve onu koruma duygusu, kişinin kendisini milletine ya da tarihine karşı sorumlu hissetmesi, insanlığa yönelik olarak iç dünyamızda beslediğimiz sevgi ya da hizmet aşkı vb. idealizm örnekleri olarak düşünülebilir.
Bazen birileri bu duyguyu “ti” ye almak için, idealizm karın doyuruyor mu? Sorusunu sorabiliyor ya da idealistlerin uçuk insanlar olduklarını ima edebiliyor. Bir toplumu tüketmenin yolu, o toplumu oluşturan bireylerdeki idealizmi ya da idealist tavırları enterne etmekten geçer. İdealizm iyi ayarlanabilir ya da iyi yönetilebilirse, toplum; umutlu olma, iyimserlik, gelişme, değerlerine odaklanma ve hayatın kalitesini yükseltme noktasında gelişme sağlayabilir.
İdealizmden veya idealist insanlardan korkmamak gerekir. Çünkü onlar nefsini ve komplekslerini aşmış, iyiliğe odaklanarak, sıradanlığın üstüne çıkmış güzel insanlardır. Hayata böyle bir pencereden bakmak, insanoğlunu duygusal anlamda arındırır ve onu empati yapabilen birey haline dönüştürür.
Duygusallık insanoğlunu pozitif anlamda hayata bağlarken, kaynağını oluşturduğu idealizm ise, toplumu iyimserlik, umut ve büyük hedefler koyma noktasında destekler ve güçlendirir. Dünyada büyük değişimi sağlayanların idealistler olduğunu söyleyebiliriz. Başta Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa(S.A.V.) olmak üzere, pek çok rol modeli idealist anlamında örnek olarak sıralamak mümkün. Burada Hz. Peygamberin dışında örnekler vererek, sınırlayıcı ve belirleyici olmak istemiyorum. Çünkü herkese göre rol modellerin kim olduğu veya kim olması gerektiği değişebilir. Söylememiz gereken o ki, idealizmin dozu ya da idealistlerin sayısı, bir toplumun kalitesinin bir ölçütüdür.
Duygu düzeyi zengin ve idealizmi yüksek bir toplum olma temennisiyle, selam olsun idealistlere diyorum.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.