Son güncellenme :11.07.2018 12:01

Anasayfa > Yazarlar > Duygu, akıl ve vicdan dengesi

11.07.2018 Çar, 12:01

Duygu, akıl ve vicdan dengesi - Prof. Dr. İrfan Çağlar

Duygu, akıl ve vicdan dengesi

İnsanoğlunun moral dünyasını şu üç unsur oluşturur; duygu, akıl ve vicdan. Duygu; insanoğlunun hisleri, heyecanları, çoşkusu, nefreti, öfkesi, kompleksleri, hayalleri, sevgi ve özlemleri, düş kırıklıkları ve diğer duygulanma biçimlerinin genel adıdır. Genelleme yaparak söylersek, duygu, olumlu ve olumsuz hissiyatlarının toplamıdır. Bunların varlığı, insanoğlunun hayatını zenginleştirebileceği gibi zayıflatabilir de. Bu durum tamamıyla duyguların yönetilebilme etkinliği ile ilgilidir. Eğer duygular ihtiyaç oranında devreye sokulabilirse, insanoğlunun mutluluğuna katkı sağlarlar ve onun üretkenliğini artırır. Özellikle sanat, edebiyat ve kültür noktasında. Aksi taktirde Kontrol edilemeyen duygu patlaması, insanoğlunu bitmez tükenmez hırs gayyasına doğru çeker.
Akıl insanoğlunun rasyonel boyutunu temsil etmekte olup; düşünmeyi, tartarak ölçüp biçmeyi, hesap ve kitap işlerini, değerlendirme yapmayı, sorgulamayı, araştırmayı, yorumlamayı, sonuç elde etmeyi, karar vermeyi, denetlemeyi ve problem çözümünü ifade eder. Bir ölçüde akıl, duyguların frenidir. Çünkü frenlenemeyen duygular, insanoğlunun hırsını yönetmesini engeller ve onu felaketle karşı karşıya bırakır. Bu düşünceden hareketle ve bir anlamda aklın, insanoğlunun yaşanılabilir bir hayatı kurabilmesinin garantisini oluşturduğunu söylemek te mümkündür. Aynı zamanda akıl, insanoğlunun hayatı imar etmesininin başlangıcı olarak ta kabul edilebilir.
Vicdan ise; insanoğlunun derin dünyasında yer alan, iyilikle harmanlanmış bir içsel boyuttur. Aslında insanoğlunun fıtri anlamda iyilik merkezini oluşturur vicdan.. Bizim inancımıza göre, herkes başlangıçta İslam fıtratı üzerine doğar. Sonradan çevresel şartlara göre insanoğlunun iç dünyası ve inancı kendi ölçeğinde ve kendi mantığına göre yeniden şekillenir. Burada vicdanla ahlak arasında bir ilişki kurmak mümkündür. Ahlak, insanoğlu için vicdanın ürettiği bir doğrular setini, vicdan ise, ahlakın şekillendiği içsel ortamın kendisini oluşturur. Zamanla ahlak devreye girerek vicdanı temizler ve onu besler. Buna karşın vicdan da, ahlaki ilkeleri temellendirir ve onu güçlendirir.
Şimdi gelelim esas meseleye. Yani unsurlar arası denge meselesine. Bu üç unsur arasında olumlu bir denge kurabilmek için; duyguları filtrelemek, aklı sağlamlaştırmak ve vicdanı temizlemek gerekiyor. Yani, bu üç unsur arasında bir dengenin kurulmasından bahsediyorum. Nefis yönetimiyle, duygusal unsurlar sık sık denetime tabi tutularak bu denge güçlendirilebilir. Sözün özü, duygularla akıl ve vicdan arasında bir dengenin kurulmasının tedbirleri ve çareleri üretilmelidir. Bu yapılabilirse hayat anlamını bulur ve huzur sağlanabilir. Yoksa insanoğlu olarak, güzel bir hayatı yaşama noktasında daha çok patinaj yaparız diye düşünüyorum.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.