Son güncellenme :25.05.2018 12:50

Anasayfa > Yazarlar > Dünya gerçekleri

25.05.2018 Cum, 12:50

Dünya gerçekleri - Yüksel Ercan

Dünya gerçekleri

24 Haziran tarihinde yapılacak olan seçimlere artık sayılı günler kaldı, anılan tarihte seçime girecek siyasi partilerin milletvekili adayları genel merkezler tarafından bugün YSK’ye teslim edilecek, Listeler açıklandığında seçilebilecek sıralardan aday olanlar sevinecek, sıralamanın sonlarına kalanlar çalışmalara kerhen katılacak, listede olmayanlar da “kısmet bir dahaki seçime” diye kendilerini avutacaklar.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerin tamamında olduğu gibi bizim ülkemizde de seçimler bitmiyor, Genel seçim, yerel seçim derken milletimiz bazen erkene alınmış bazen de zamanında yapılan seçimde oy kullanıyor, kendisinin hayat standardını daha yukarılara çekecek yönetimleri bulmanın hesabını yapıyor.
Demokratik kuralların tam olarak uygulandığı ülkemizde yapılan seçimle iş başına gelen hükümetlerden herkes gibi bizde yukarıda belirttiğimiz gibi hayat standardımızın yükselmesini bekliyoruz, Dünyanın en rahat hayat süren insanlarının yaşadığı AB ülkeleri gibi, Bütün dünyaya teknoloji satan ABD’de yaşayan vatandaşlar gibi bir hayat sürmek hepimizin ortak beklentisi.
Daha rahat bir hayat yaşamanın birinci yolu bilindiği gibi ilimde-teknikte –Fen bilimlerinde öncü ülke olmaktan geçiyor, Teknolojiye daha çok yatırım yapan, ürettiği bu teknolojiyi de dünyada var olan bütün ülkelere satan devletler kazandığı paraları ülkelerinde yaşayan insanların daha iyi bir hayat yaşaması adına kullandıklarında ortaya mutlu olmuş büyük topluluklar çıkıyor.
Türkiye söylemek gerekir ki bu konuda oldukça sıkıntılı bir süreç yaşıyor, Bizi dünyadaki ileri gitmiş ülkelerin seviyesine çıkartacak teknolojik çalışmaları maalesef hayata geçirmediğimiz için yıllar yılı “Yerinde say marş” anlayışı ile olduğumuz yerde sayıp duruyoruz.
Sınırlarımız dışında ileri gitmiş, teknolojik devrimini tamamlayabilmiş ülke yok, Herkesin birbirini boğazladığı, imkanı olan herkesin Batı Ülkelerine gidebilmek için ölümü bile göze aldıkları Ortadoğu coğrafyasında bizde kendimize lazım olan atılımı yıllar içerisinde bir türlü gerçekleştiremedik.
Kabul etmek gerekir ki bugün yaşadığımız dünyada ABD’nin olmadığı, İsrail’in bulunmadığı, AB Ülkelerinin yok sayıldığı gerçeğini kabul etmeyerek yaşamının mümkünü yoktur, Teknoloji noktasında diğer ülkeler ile mesafeyi olabildiğince açan bu saydığımız ülkeleri yok sayarak bırakın mesafe alabilmeyi nefes alıp verebilmek nerede ise imkansız bir hale gelmiştir.
Kullandığımız araçlardan, Seyahat yaptığımız Uçaklara, Deniz ulaşım araçlarına, Banka kartlarına, bilgisayarlara, Cep telefonlarına, Gıda ürünlerinden kozmetik ürünlerine kadar kullanmak zorunda kaldığımız her türlü mamulü üreten bu ülkelere yetişmekte artık kolay kolay mümkün görünmüyor.
Türkiye bu turizm sezonunda 40 milyon turist bekliyor, Ülkemize gelecek turistlerin önceliği konaklayabileceği bilinen otellerdir, dünyanın bütün ülkelerinden gezip-dolaşmak için yurdumuza gelen turistler tanıdıklık hissi veren çok iyi tanıdıkları marka otelleri tercih ediyorlar ki kendilerini evlerinde hissetsinler.
Türkiye’de, Bütün dünyada marka olmuş otellere isim hakkı alabilmek , bütün dünya tarafından bilinen markaların tabelasını asabilmek, O marka zincirinin bir halkası olabilmek adına turizm yatırımcılarının nasıl mücadele ettiklerini, markaları veren isimlerden randevu alabilmek için nasıl çaba gösterdiklerini çok yakından biliyoruz.
Dünyaya entegre olabilmek vatandaşlarımızı da o ülkenin insanları gibi rahat ettirebilmek adına aslında bütün siyasetçilerimizin gönüllü olduklarını hepimiz biliyoruz, ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi son derece zor bir coğrafyada yaşamaktan kaynaklanan zorluklar bizim dünyaya entegre olmamızın önündeki en büyük engel olarak duruyor.
24 Haziranda yeni bir seçim yapılacak, Seçim öncesinde kendisini iyi anlatan siyasetçi Cumhurbaşkanlığına seçilecek, sahada var olan, iyi siyaset yapan adaylarda 24 Haziranda milletvekili seçilip TBMM’deki yerini alacak ve yeni dönem için çalışmaya başlayacak.
24 Haziran tarihinden sonra içerisinde bulunduğumuz bu kafa karışıklığından kurtulmak, vatandaşımızı da rahatlatmak, Fırsat bulduğumuz her ortamda ziyaret ettiğimiz ABD ve AB ülkelerindeki gibi bir hayatı bizim içinde hazırlamak adına siyasetçilerimiz çaba göstermeyecekse o zamanlarda da bugünlerde olduğu gibi sıkıntılar içerisinde boğuşup duracağız.
Bizim iyi bir hayata ihtiyacımız var, Özlediğimiz iyi hayatı yaşayabilmek adına yüksek teknolojiye ihtiyacımız bulunuyor, siyasetçilerimiz hemen her konuşmalarında “Ne yapalım bizim Petrolümüz yok yer altı yer üstü kaynaklarımız yok” şeklinde dertlenip duruyorlar, ancak bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinin nerede ise yüzde doksanında da yer altı yer üstü kaynakları yok, bu ülkelerde bütün dünyanın bildiği tanıdığı markalar var, akıllı insanların ürettikleri ve dünyaya sattıkları teknolojileri var.
Bütün ülkeler ellerindeki bütün imkanları kullanarak var olmaya çalışıyorlar, bu teknolojiyi ABD’de yapıyor, İsrail’de, Almanya’da, İngiltere’de, Japonya’da, bizde böylesi teknolojileri üretmek yerine enerjimizi içerimizde harcadığımızdan elimizde avucumuzda ne varsa o ülkelere verip teknoloji alıyoruz.
Bu durumun artık sürdürülebilirliği kalmamıştır, Bizim teknoloji üretimine geçmekten, ürettiğimiz teknolojik ürünleri dünyanın başka ülkelerine satarak döviz kazanmaktan başka hiçbir çaremiz yoktur, zira biraz araştırma yapıldığında sattığımız ürünlerden kazandığımız paranın aldığımız ürünleri karşılamadığı da acı bir şekilde anlaşılacaktır.
Bizim dışımızda var olan ülkelere karşı elbette ki dikkatli olacağız ancak durduk yerde sırf iç politika için sözünü ettiğimiz o devletler ile kavga etmeninde bize hiçbir fayda getirmediği de iyice su yüzüne çıkmış durumdadır.
Diplomasiyi sonuna kadar kullanacağız, dışarıdan gelecek muhtemel tehlikelere karşı da uyanık olacağız, ancak bunu yaparken de tüm dünyanın bize düşmen olduğu düşüncesinden de süratle sıyrılmak durumundayız.
Teknoloji varsa büyük Devletsiniz, Teknolojik olarak geriye gittiğinizde yada yerinizde saydığımızda bizim dışımızdaki ülkeler ile aramızdaki mesafenin her geçen gün biraz daha bizim aleyhimize açıldığını da üzülerek görmüş olacağız.
Akıllı olmak lazım.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.