Son güncellenme :18.11.2016 7:57

Anasayfa > Yazarlar > CHP ve KENT YÖNETİMİ XIII

18.11.2016 Cum, 7:57

CHP ve KENT YÖNETİMİ XIII

Gelinen nokta da, 12 Eylül sonrasının yeni yasal düzenleme ile kısmen de olsa siyasi partilere gençlik kolları kurma hakkı tanıması ve bu hakkı kullanmak üzere CHP nin Muğla Merkez İlçe Gençlik Kolları seçimiyle başlayarak KONGRELER TAKVİMİNİ başlatması, parti de bir hareketlenme ve heyecan yaratmıştı.
1987’lerde başlayan örgütlenme çalışmalarımız ve 1988 yılı sonbaharında, yasa dışı kayıtla üye olarak kurduğumuz, adı KOMİSYON olan kurul artık en azından GENÇLİK KOLLARI olarak anılabilecekti.
Ancak aradan geçen sekiz yıl, hiç bir karşılık beklemeden verdiğimiz “EMEK karşılığında DAYAK” bizi yeterince yormuştu. Buna ek olarak “HAKSIZ MUAMELE” görmekten, onun, şunun, bunun ADAMI diye “HORLANMAK”, ön yargılarla “DIŞLANMAK”, kazanmak bir yana kazandırmak için verdiğimiz mücadele sonrası kime, kimlere ve ne için kazandırdığımız sorularına yanıt ararken “HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAK” gibi türlü “EZİYET” artık bize kenarda kalmanın daha doğru olduğunu kaçınılmaz kılıyordu.
Zaten öyle de yapmak zorunda kalmıştık. Eve EKMEK götürecek parayı kazanmak zorundaydık bunun için de partiye harcayacak zamanı bulmamız neredeyse imkansızdı. Yoğun bir koşuşturmaca ve hummalı bir çalışma gerektiren pazarlama sektöründe işe koyulmuştuk. Aldığımız bir prensip kararıyla bundan sonra parti etkinliklerine sadece misafir olarak katılacak ve aktif olarak görev almayacaktık.
Aldığımız prensip kararına inanmayışımızdan olsa gerek daha üzerinden on gün geçmeden, davet dahi edilmemenin de tepkisiyle Merkez İlçe Gençlik Kongresine bayramlık elbiselerimizi giyip giderek ilk ihlalimizi yaptık. Bu ihlali bahanelerle süsleyerek gerçekleştiriyorduk. “Ne yani bu Kongre ye davet mi bekleyeceğiz “, “canım bu Kongre için alınmış bir prensip kararı değildi zaten”, “yahu bu tarihi bir Kongre burada prensip mi olur” gibilerinden kendimizi telkin ediyor, Kongre ye katılmamızı haklılandırmaya çalışıyorduk. Aslında kendi aramızda bir BURUKLUK yaşıyor, bu kadar emek verdiğimiz halde davet dahi edilmememizi hazmedemiyorduk.
KONGRE salonuna girdiğimizde bir ilgi görme beklentimizin de olmaması gerektiğini, bizim bu Kongre de konuk olarak dahi bulunmamızın istenmediğini, hatta bir takım tahrik girişimleri dahi olabileceğini Timur’la önceden konuşmuştum.Çünkü Ali Cenap ve Ahmet abi fevri davranabilir ayrıca bu durum ayıplanabilecek düzeyde kavgaya sürüklenmek istenebilir ve sorumluluk üstümüze yıkılabilirdi.Timur’un gerekli uyarıları paylaştığını tedbirli olunacağını söylemesi üzerine rahatlamıştım.
Salona sekiz eski Gençlik Kolları Yöneticisi olarak girdik. Hoşgeldiniz diyen Reşat Arslan’a teşekkür ettik ve arka sıralarda bir yerlere iliştik. Bu arada benim dikkatimi çeken en önemli fotoğraf, o salonda Belediye Fen İşleri Amiri ile Halk la İlişkiler Müdürü oldu.Onların böyle bir günde bu salonda ne işi vardı? Bir süre sonra önlerindeki grubun Belediye çalışanı delegeler olduğunu anladım. Bu arkadaşlarımızın utangaç tavırları ve göz göze gelmekten kaçınmaları ne anlama geliyor? Biz iyi biliyorduk. Çünkü daha bir kaç ay önce “parti içi siyasal tercih” Belediye Başkanı nın istemediği adayı desteklemenin BEDELİNİ AĞIR ÖDEMİŞTİK. Bu durum hali hazırda çalışmakta olan arkadaşlarımıza göz dağı vermeye yetmişti.
Neredeyse başka ve hatta zıt bir partinin Kongresine gelmiş gibi hissediyordum. Reşat Arslan’a yanımdaki arkadaşların duymayacağı bir şekilde hemen listelerde bir düzenleme yaparak, bu mücadelede bu güne kadar emek vermiş olan Ahmet ERTEM, Timur KOYUNCU ve Ali Cenap NUREL i listeye yazmalarını istedim. Aday olan arkadaşımız Hasan ÖNKAŞ ile görüştükten sonra bunun mümkün olmadığını ve Hasan ÖNKAŞ’ın ters bir tavır takındığını söylemesi üzerine ayağa kalkarak ve yüksek bir sesle aday olduğumu açıkladım.
Divan Başkanlığına giderek, Divan Başkanı Vecdet SEÇER den bir A 4 kağıdı rica ettim ve adaylık müracaat dilekçesinin altına gereken öneren imzalarını almak üzere on beş dakika zaman istedim.
Birden ortalık buz kesti ve Belediye nin İdarecileri ayağa fırlayarak itirazda bulundular. Hayatımın en acı günlerinden biriydi diyebileceğim düşünceler içindeydim. Divan Başkanı İlçe Gençlik Kolları Kongresinde Aday olmak isteyen ve bu konuda kendini defalarca ispatlamış birine on beş dakika vakit tanımıyor KONGREYE GÖLGE düşüyordu.Hak tan, Adalet ten, Özgür irade den bahseden, DEVRİMCİ GELENEKTEN geldiğini İDDİA eden KOCA KOCA adamlar gözüme BİT ten ufak görünüyorlardı.Hemen ön sıralarda oturan Belediye Fen İşleri amiri ve Halk la İlişkiler Müdürü bir yandan işçi delege arkadaşlara bağıra bağıra kimsenin yerinden kalkmamasını tuvalete bile gitmemesini emrediyordu ki, bağırarak atıldım. Bu günün yani Kongre nin tarihin sayfalara kara bir leke olarak geçeceğini buna neden olanların bir gün hesap vereceklerini haykırarak bir ay sonra yapılacak olan İL GENÇLİK KOLLARI Kongresinde İL BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞIMI oracıkta açıklayıverdim.
Aramızda prensip kararı alarak, aktif siyasette rol almayacağız dediğimiz arkadaşlar ayağa fırlayıp, Divana yürüyerek bağıra bağıra bir ay sonra hesap günü olduğunu ve o gün kongrede yenilenin bir arkadaşımız değil BELEDİYE BAŞKANI ve AVANESİ olacağını ilan ettikten sonra salondan ayrıldık.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.