Son güncellenme :09.10.2017 12:40

Anasayfa > Yazarlar > Çarşı Meydanı (Yerkesik)

09.10.2017 Pts, 12:40

Çarşı Meydanı (Yerkesik) - Mustafa Karadağ

Çarşı Meydanı (Yerkesik)

Geçtiğimiz günlerde bir sabah çok erken olmayan bir zamanda kalkıp kahvaltısını yaptı. Sonra giyinip yol kapıdan çıktı, doğru çarşı meydanına gitti. Çarşı meydanı evine çok yakındı. Yola çıkıp yüz adım yürüdükten sonra eski muhtarın köşedeki (şimdi kapalı olan) bakkal dükkanından yaklaşık yüz adım kadardı. Yani gittiği yer olan meydan evine iki yüz adım civarındaydı.
Burası kasabanın kalbinin attığı yerdi. Kasabada daha çok emekliler oturuyordu. Alışkanlıkları nedeniyle erken sayılabilecek bir zamanda kalkıp çarşı meydanındaki kahvelere gidiyorlardı.
Bu meydanda halen iki kahve, lokanta, bakkal dükkanları, berberler, kasap ve cami bulunmaktaydı. Bir de meydanın ortasında ATATÜRK heykeli vardı. Kaidenin etrafı çiçeklerle donatılmıştı. Diğer bir köşede fıskiyeli bir havuz bulunmakta, yakınında da orta boylu genç bir ceviz ağacı. Bunun altındaki banklarda hep oturanlar olur, biri gider biri gelirdi oraya, boş kalmazdı yani… Meydanda bir de (yerli halkın Kavak dediği) Çınar ağacı vardı, henüz o da genç sayılırdı.
Havuza yakın bir yerde bulunan elektronik bir gösterge, günün tarihini gösterir ve sonra bir yazı geçerdi altta; “…Menteşe’yi birlikte yöneteceğiz. Belediye Başkanı…” v.s.
İnsanlar “birlikte yönetmek” nasıl olurdu bir türlü anlayamamışlardı ve tabi o da anlayamıyordu, anlayamamıştı …
Gösterge güneşte ısıyı 30 derece civarında gösteriyordu, ama gölgede daha düşüktü. Anlaşılan oydu.
Evine iki yüz adımlık çarşı meydanına vardığında gidip Bayram’ın kahvesinin önünde oturdu. Orada hayli oturanlar vardı. İkili, üçlü gruplar halinde, belli ki koyu sohbetler ediyorlardı. Bazıları gazeteleri karıştırıyor , bazıları bulmaca çözme peşindeydiler.
Hava ne sıcak ne soğuktu, nefisti. Öyle ya yaz bitmiş güz kendini hissettiriyordu. Meydan belediye işçileri tarafından sulanıyor, aynı zamanda yıkanmış oluyordu burası.
Tam bu sırada birisi vardı ki çınarın altına tek başına oturmuş ve yönü heykele doğruydu. Bu kişi kasabanın saygın eniştelerinden Ahmet Çakır’dı. Yetmiş yıldan fazlaca bir zaman önce tütün işlerinde çalışmak üzere gelmiş ve sonuçta evlenip kalmış, çoluk çocuğa karışmıştı burada.
Onu tanıyordu, hafızası sağlam birisiydi. Çocukluğunda ezberlemiş olduğu 23 NİSAN şiirlerini okuyor ve “…en büyük ve tek cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk…” v.s. şeklinde söylemlerde bulunuyordu kendi kendine ve yüksek olmayan ses tonuyla sabah, sabah havanın güzelliğine güzellik katıyordu bu sevimli insan.
Güneş yükselmeye devam ederken, gün yaşanıyordu.
Not: Yerkesiğimizin ve Muğlamızın saygın insanı Ünal Türkeş ağabeyimizi kaybettik. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.