Son güncellenme :10.03.2017 10:07

Anasayfa > Yazarlar > Çalışmak, daha bilinçli çalışmak ve sürekli çalışmak

10.03.2017 Cum, 10:07

Çalışmak, daha bilinçli çalışmak ve sürekli çalışmak

Benzerlerinde farklı olarak bu makalede satış ve pazarlama olgularına, kişisel bir rol anlamından çok, makro açıdan ticari faaliyetlere etki eden süreç olarak bahsetmek istiyorum. Öte yandan kitapsal, kuramsal doktrinlerden öte, tecrübeyle pekiştirilerek arındırılmış bir içerikle karşılaşacaksınız.
Şüphesiz ki ticari faaliyetlerin sürdürülebilir olmasında en belirli süreçlerin başında pazarlama ve satış gücü ortaya çıkıyor. Yine genel geçer bir kavramdır ki; Ne sattığından, neyi pazarladığından çok, nasıl pazarladığın ve ne kadar sattığın önem kazanıyor.
Bu noktada yazıya kuvvet verebilecek bir fıkra ile devam etmek istiyorum.
Diplomatın biri fakir bir adama gider ve:
– Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim, der.
Fakir adam yanıtlar:
-Asla oğlumun hayatına karışmam.
-Ama kız Lord Rothschild’ in kızı.
-O zaman başka…
Diplomatın sıradaki durağı Lord Rothschild’dir:
-Kızınız için bir kısmet buldum Lordum.
-Ama benim kızım evlenmek için çok küçük.
-Ama bu delikanlı hali hazırda Dünya Bankası Başkan Yardımcısı.
-O zaman başka..
Diplomat bu sefer soluğu Dünya Bankası başkanının yanında alır:
-Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim bir delikanlı var.
-Ama benim şimdi ihtiyacımdan fazla başkan yardımcım var zaten.
-Ama bu çocuk Lord Rothschild’ in damadı.
-O zaman başka…
Yani bu fıkranın meta analizinden nicel bir çıkarım yapacak olursak; Sonuca ulaşmak için talep faktörünü ortaya çıkarmak kritik başarı faktörü. Sonrasında talebe karşılık verebilecek çözüm sunmak ise işin final kısmı. Bu nokta da küçük ölçekte yada bireysel anlamda, pazarlama aksiyonun planlanma evresindeki önem ön plana çıkmaktadır.
Peki makro anlamda, yeni dünya düzeninde süreklilik arz eden başarı sağlayabilmek için önemli kavramlar nelerdir
PAZAR ARAŞTIRMASI:
Pazarlamanın başlangıç noktası denilebilir bu aşama için. Hem müdahil olunan pazardaki alıcı gereksinimleri, pazardaki firmalar ve satış pazarlama stratejileri, tedarik süreçleri ve maliyetleri, fiyatları vb… detaylar faaliyet alanlarına göre indekslenerek fizibiliteler en iyi şekilde hazırlanmalı ve sonraki aşamalarda karar verici hükümler elde edebilmek için bu verilere başvurulmalıdır.
BÖLÜMLEME VE HEDEFLEME:
Genel geçer kavramlardan biridir ki; müşteri portföyünün %20 sine satışın %80’i gerçekleştirilirse maksimum verimlilik aralığı yakalanmış olur. Hal böyleyken; ürün ve/veya hizmetin pazarın her alanına sunmak yerine, pazar araştırması sırasında elde edilen sonuçlar ışığında hedef alanlar belirleyip satış pazarlama faaliyetlerini seçilen alanlarda gerçekleştirmek daha yerinde olacaktır.
KALİTE EĞİTİMİ
Bu konunun önemine dair 2. Dünya savaşı sonrasında rol model olarak Japon yöneticileri örneklemek çok doğru olacaktır diye düşünüyorum.
II. Dünya savaşının bitiminde Japon imparatorluğunun görünümü şöyle idi; Yaklaşık 1 5 mil- yon Japon savaşta hayatını kaybetmiş, orta ve büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının tamamı yerle bir olmuş, ülke bağımsızlığını kaybetmiş, enerji üreten birimlerinin hiç biri çalışmıyor, insanların temel beslenme fonksiyonları bile yerine getirilemiyor. İşte tam bu süreçte bu gün adına ‘’Toplam Kalite Yönetimi’’ dediğimiz o günlerde daha adı konmamış bir kavramın Japonya’ da yeşermeye başladığını gördük. Onlar ‘’Kalite Eğitimi’’ adına verdikleri bu süreci yürütürken sonradan iktisatçılar bu süreci ‘’Sürdürülebilir Kalkınmanın İlk Aşaması’’ diyeceklerdi. Ve o dönem çok net bir nihayi hedef belirlediler. ‘’ Japonya’ nın kalkınması için çok ciddi bir ihracat potansiyeline erişilmesi lazım ’’
Günümüz Japonya’sının görünümü tamamen farklı ihracatta birinci sırada, yoğun nüfusuna rağmen kişi basma düşen milli gelir bazında dünya birincisi’ Elektronik, otomotiv, dayanıklı tüketim maddeleri, gemi yapımı, teknoloji satımı, petro kimya tesisleri yapımı gibi sektörlerde ise uluslararası pazarlarda tartışılmaz lider.
KİŞİSEL VE KURUMSAL EĞİTİM
2006 yılından bu yana iç içe olduğum kişisel gelişim kavramının etkilerini çok iyi irdeleyebilmiş birisi olarak, gerekliliğini bir köşeye bırakalım; Tümden gelen hedeflerin uygulanması ve sonuca ulaşması anlamında, kurumsal hizmet içi eğitim programlarının çok büyük etkinliği var. Öyle ki bizler de nerdeyse organik bileşenlerimiz haline gelen aklıllı telefonlar, ipad,vb… metalar ile bir nevi yarı robotlaşmış durumdayken bu paket programları yükleyip versiyonlarımızı yükseltmemiz gerekir diye düşünüyorum. Özellikle bu eğitimlerin amacı; kurum kültürü çerçevesinde belirlenen hedeflerine amaç birliği yapmak anlamında çok güç verecektir. Dolayısıyla Proaktif bakış açıları için doğru eğitimler ve uygulamaları çok önem kazanmaktadır.
MOTİVASYON
Sözlükteki anlamını bilemem ama iş hayatında bir çalışan için motivasyon; bir işgücünü hedefine ulaştıracak duygusal ateşleme mekanizması olarak tanımlarsam çok da yanlış olmasa gerek. Bazen bu motivasyonu çalışan birey kendisi olumlu yada olumsuz olarak üretebilir öte yandan proaktif planlanan kurumsal bir firmada motivasyonu istenilen sonuca doğru yönlendirmek için firma yönlendirici bir takım süreçleri uygular. Örneğin beklenilen satışa ulaşmak için çalışanlara verilen prim yada çalışma standartlarına değişimler getirmek gibi. Bu noktada krtik nokta; Söz konusu motivasyona ulaşan noktaların doğru analiz edilebilmesidir. Aksi takdirde üretken bireysel güçler atalete dönüşecek, katma değer yaratmayan işgücü ise kurum kaynaklarını boşa harcayacaktır. Yani Motivasyon kaynakları doğru analiz ve gözlemler sonucunda katma değer yaratan ve/veya yaratabilecek iş gücüne aktarılması, verimlilik açısından büyük önem kazanmaktadır.
Makro anlamda üretim – satış – pazarlama silsilesi içerisindeki süreçleri iyi analiz ederek, fark yaracatacak planlamaları hayata geçirerek, Japonya gibi tabiri caiz ise küllerinden doğan ekonomileri örnek alarak, daha refah bir ülke olmamız içten bile değil, ama bunun için her şeyin özünde, ÇALIŞMAK, DAHA BİLİNÇLİ ÇALIŞMAK ve SÜREKLİ ÇALIŞMAK gerektiği şüphesiz.
Sevgi ve ışıkla kalın….

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.