Son güncellenme :16.10.2018 12:58

Anasayfa > Yazarlar > BİR MÜMTAZ İNSAN

16.10.2018 Sal, 12:58

BİR MÜMTAZ İNSAN - İsmail Atasever

BİR MÜMTAZ İNSAN

Bir insan düşünün ki, memleket aşkıyla yanıp tutuşsun.
Maddi ve manevi olarak…
Hem de hiçbir Allah’ın kuluna nasip olmayan ahde vefa örneği sergilemek suretiyle.
Hal böyle olunca, elbette hem yüce yaratan hem de kul indinde en makbul kişi olarak yerini alırdı.
Aldı da…
Sonra nasıl almasın?
O yaşamı boyunca, ülkemizin, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlediği çağdaş ülkeler safında yer almasının olmazsa olmaz koşul olduğu bilinci içerisinde hareket ediyor.
Bu anlayışla, yurdumuzun çeşitli kentlerinde başta eğitim ve öğretim kurumları olmak üzere birçok hayır ve hasenat bağlamında, elini taşın altına sokmaktan çekinmiyor.
Hem de devletin öngördüğü her türlü yükümlülüğü, karşılıksız yerine getirmek suretiyle.
İşte böylesine ulvi yaklaşımların sahibi, bir mümtaz insan rahmetli Sıtkı Davut Koçman’dan başkası değildi.
***
Ahde vefa örneği sergiliyor derken, afaki bir yaklaşım içerisinde değildim.
Eğer bir kişi, sahip olduklarımın nüvesi diyerek, ait olduğu bölgeye tahminlerin üzerinde yaklaşım gösterir.
Hiçbir faniye nasip olmayacak şekilde taşın altına elini koymaktan çekinmemişse, tek bir şey söylenebilir.
Rahmetli Koçman, meydana getirdiği eserlerle ülkemizin çağdaşlaşması ve de ileri ülkeler seviyesinde yerini alması için temel koşul eğitim ve öğretim anlayışı içerisinde hareket etmiş.
İlişkin olarak sayısız birçok eseri anahtar teslimi yükseköğretim kurumuna bağışlamışsa…
Hem de kuruşuna kadar vergisini vermek suretiyle.
Hakkında söylenebilecek tek söz, rahmetli Sıtkı Davut Koçman’ın takdir bilen, vefalı, devletine ve milletine gönülden bağlı, bir Allah’ın kulu olduğudur.
Hal böyle iken başkaca bir yaklaşımda bulunulamaz.
Dolayısıyla böylesine bir anlayışın sahibine söylenecek tek söz, “yediği ekmeğin kılıcını sağlayan” bir mümtaz insan olduğudur.
***
Kabul edelim ki Muğla, özellikle üniversite camiası, ismini verdikleri kişiyi, ölümünün üzerinden 13 yıl gibi bir süre geçmesine karşın vefasızlık etmedi.
Her yıl olduğu gibi bu sene de rahmetli Koçman’a karşı, farz olan görevi yerine getirmeye çalışıyor.
Hem de eksiz olarak.
Tabi en etkin görevin sahibi öğrenci, öğretim elamanları ve çalışanlar..
Kısaca, tümüyle üniversite camiası…
Her yıl olduğu gibi bu sene de Rahmetli Sıtkı Davut Koçman, 13.ölüm yıldönümünde, minnet ve şükranla anılıyor, anılacaktır.
Geçmişte gerçekleştirilen etkinlikler benzeri yaklaşımlar, yine sergileniyor.
Kaldı ki yâd edilmeli.
O her türlü takdiri fazlasıyla hak eden bir mümtaz insandı.
***
Sonra nasıl olmasın…
Sağlığında katıldığı üniversitenin bir akademik açılışındaki yaklaşımı, çok şeyler anlatmaya yetip artıyordu.
O zaman rektörlük, TKİ tarafından üniversiteye tahsis edilen Muğla’nın en yüksek binasında konuşlanıyordu.
Usul gereği açış konuşmasını yapan, dönemin rektörü Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı idi.
Rektör o an yüzünü üniversite binasına dönerek;
Çatısı, damı akan Muğla ortaokulundan üniversiteye demişti.
Bu yaklaşımda tevatür yoktu.
O yıllarda ülke genelinde olduğu gibi Muğla’da da tam tekmil eğitim ve öğretim yuvaları pek yoktu.
***
Bu arada, gerçek anlamda taşın altına elini koyan Sıtkı Koçman’a yaklaşarak, zorda olsa görüşlerini almıştım.
Zor diyorum, o güne değin hiçbir basın mensubuna röportaj vermemişti.
Manevi evladım dediği Alaaddin Arpat’ın yardımıyla kısa da olsa söyleşi gerçekleştirmiştik.
Muğla, dolayısıyla Türk Milli Eğitimi size minnettardır dediğimde;
Kısa ve öz olarak önemli bir ayrıntının altını çizmişti.
Ben sahip olduklarımın önemli bir kısmını Muğla’dan kazandım.
Bu nedenle ahde vefa borcum vardı.
Ödemeye çalışıyorum.
Bunu gerçekleştirirken, tüm çalışanları sigortalı yaptım.
Doğruydu. Yaşamı boyunca bir tek dahi olsun sigortasız işçi çalıştırmamıştı.
Ardından çok anlamlı bir yaklaşımda daha bulunmuştu.
Allah kimseye hak etmediği bir kazanç vermesin.
İşte böylesine bir anlayışın sahibi Sıtkı Davut Koçman ölümünün 13.yılında üniversite camiası tarafından bir kez daha minnet ve şükranla yad ediliyor.
Bizde Muğla olarak ölüm yıldönümünde, kendisine minnet ve şükran borçlu olduğumuzu belirterek Allah’tan rahmet diliyoruz.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.