Son güncellenme :20.04.2018 12:13

Anasayfa > Yazarlar > BİNA YALITIMINDA KULLANILAN STRAFOR KÖPÜKLERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

20.04.2018 Cum, 12:13

BİNA YALITIMINDA KULLANILAN STRAFOR KÖPÜKLERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

İstanbul, Gaziosmanpaşa’daki Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi çatısında çıkan yangın, hastane ve çevresinde büyük tehlike yaratmıştır. Daha öncede yangın tehlikesi geçiren hastanedeki, yangının söndürülmesinde 80 araç kullanılmış ve 200 itfaiyecinin olağanüstü çabalarıyla ancak kontrol altına alınabilmiştir.. Basına yansıtıldığı şekliyle yangın, yalıtımda kullanılan ve mantolama olarak bilinen strafor köpük malzemeden kaynaklanmıştır. Geçen sene, Muğla Araştırma Hastanesi, Diş Poliklinikliğinde de buna benzer yangın çıkmış, yangın söndürüldükten sonra, mantolama adıyla bilinen yalıtım malzemesi, petrol ürünü yanıcı strafor köpükler tekrar kullanılmıştır.
Dış cephe yüzüne konulan strafor köpükler duvara çakılan dubellerle tutturulmakta, sabitlendikten sonra köpükler istenilen renkte, plastik boya ile boyanarak yalıtım işi tamamlanmaktadır. Ancak, petrol türevinden üretilen, strafor köpükler yangına dayanıklı olmadığından “Yangın Yönetmenliğine” de, uygun bulunmamaktadır. Strafor köpüklerden yapılan mantolamadaki, yangın tehlikesi hem kullanıldığı binalar için, hemde yangın çıkması halinde çevre binalar için tehlike yaratmaktadır. Türkiye’de yalıtımın pek tanınmadığı yıllarda yapılmağa başlanan strafor köpükler, bugün hala bir çok binada kullanılmaktadır. Daha çok kamu kuruluşları binalarında tercih edilmektedir.
Halbuki yalıtımda kullanılan strafor köpükler, yaz aylarında, güneşten etkilenmekte ve 5-6 cm kalınlıktaki köpüğün kalınlığı, bir süre sonra incelmektedir. Buda başta yalıtım olmak üzere, ses, ısı ve neme karşı olması gereken bütün özellikleri ortadan kaldırmaktadır.
Strafor köpükle yapılan yalıtımın, 8-10 yıl gibi çok kısa ömrü bulunmaktadır. Bu süre geldiğinde yalıtımda döküntüler başlamaktadır. Binanın bir yerinde yarılma gibi bir hasar olduğunda, sadece o kısmın tamiri yetmemekte, bütün cephe değiştirilmektedir. O bakımdan, binanın eskimesine kadar geçen sürede, bir çok kez yalıtımın yenilenmesi gerekmektedir.Ancak, malzemenin her değiştirilişinde, strafor köpükler yeniden duvara çakılan dubellerle tutturulmaktadır. Her defasında delinen deliklerle, duvarlar delik deşik edilmektedir. Dubel delikleri delinirken bazen kolon ve kirişlerdeki betonarme demirler de kesilmekte ve binaların depreme karşı dayanıklıkları kalmamaktadır. Isı tasarrufu yaparken, çok binanın bütün cephelerinin tekrar tekrar yenilenmesi, başka bir masraf yaratmaktadır.
Buna rağmen , Avrupa’da ve Rusya’da kullanılması yasaklanan bu malzeme ile ilgili olarak ülkemizde bu güne kadar alınmış, hiçbir tedbir bulunmamaktadır. Bina sahiplerinin, bu konuda doğru bilgi toplayamadıkları için firma temsilcilerinin etkisinde kalarak, yalıtımda mantomayı seçmektedirler. Yangın yönetmenliğine uygun olması gereken yalıtım malzemelerinden strafor köpüklerin, Bayındırlık Bakanlığı’nın Rayiç Fiyat Cetveline konulması ise anlaşılacak gibi değildir. Tükticiyi yanıltığından strafor köpük, Bayındırlık Bakanlığı Rayiç Fiat Cetvelinden kaldırılmalıdır.
Türkiye ‘de mevcut, 22 milyon konutun, yaklaşık 6 milyon konutun yalıtımında, daha çok strafor köpük kullanıldığı tahmin edilmektedir. Petrol türevi olan strafor köpükler, yanıcı özelliğiyle sabotajlara ve yangınlara açıktır. Bu konuda, Türkiye’de, yerli, yabancı, 80’nin üzerinde, strafor köpük üreten firma bulunmaktadır. Büyük yatırım yapmış, Dyo, Polisan, Marşall, Filli Boya bunların en önemlileridir. Bu firmalar üretmeye devam ettiklerine göre, bina yalıtımında strafor löpüklerin önde geldiği tahmini yanlış değildir.
Nitekim, Srafor köpük üretimindeki ihtiyacı karşılamak üzere, Avusturyalı menşeili bir firma da, inşaat sektöründeki bu gelişmeleri göz önüne alarak, Türkiye’nin bir çok yerinde, strafor köpük üretmek üzere kurduğu tesisler de bunu kanıtlamaktadır. Bugüne kadar, Dilovası(Tekirdağ), Turgutlu’da (Manisa) kurduğu ve Ankara’da kuracağı fabrikadan sonra doğuda da bir fabrika kurmayı planlamaktadır. Dünya’da 11 ülkede 21 tesisi bulunan firma, Türkiye’de her 300 km de bir tesis yapmayı planlamaktadır.
Isı kayıplarını önlemek ve ısıtma giderlerinden %50 tasarruf sağlaması yanında, su ve ses yalıtımı için binalarda yalıtım yapılması olmazsa, olmazdır. Yapılan yalıtım ile, bina kolon ve kirişler ile betonarma demirlerinin paslanmasını da önlemesi dolayısıyla binaların ömrünü arttırmakta, depreme daha dayanıklı hale getirmektedir. Yalıtım malzemeleri, bu kadar önemli özellikleri biraraya getirerek, barınmada konforu arttırırken, yalıtım malzemesinin yanıcı olması, can ve mal kayıpları arttırması yanında ülkemizin güvenliğini de tehlikeye düşürmektedir. Yanıcı yalıtım malzemesi sabotajlara açık olup, kitle imha silahları gibi olmasada bir kenti yakabilir. Kesinlikle bu konu hemen ele alınarak yanıcı özelliğe sahip bu malzeme yasaklanmalıdır. Çıkan yangınlardan da anlaşıldığı üzere, binanın bir yerinde başlayan yangın bir anda ateş topuna dönmektedir.
Son yıllarda. Avrupa ülkelerinde ve Rusya’da da, binaların yalıtımında kullanılmaya başlayan perlit sıva, binanın dış cephesi temizlendikten sonra yapıştırıcı boya sürülerek, hazırlanan malzeme ile doğrudan sıva yapılmaktadır. Sıva kalınlığı iklim durumuna göre, 2-6 cm arasında değişmektedir. Hava sıcaklığına göre bölgeler arasında, yalıtımda kullanılan sıva kalınlığı değişmektedir. Doğu illerinde ise sıva kalınlığı 6 cm.ye yükselirken, daha sıcak yerlerde 2 cm ye kadar düşmektedir.
Yalıtım sektöründe, strafor köpük dışında da yalıtım malzemeleri üreten başka firmalarda bulunmaktadır. Bu konuda, daha başka yenilikçi ürünlerde ortaya çıkabilir. Yıllardan beri, tuğla ve kiremit üreten Işıklar Yapı Ürünleri Firması, bunlardan biridir. Firmanın üretmeğe başladığı, ekoklinker adlı, kendinden yalıtımlı, kil esaslı, farklı yoğunluklarda ve ilave yalıtıma gerek duyulmayan yeni nesil duvar sistemleri yapılmıştır. Işıklar yapı ürünleri ekoklinker duvar sistemleri ile yine bu sistem içinde kullanmak üzere, ekoklinker izolasyon sıva harcını üretmiştir. Bu sıva harcı ile hem duvarların, performansı artmakta , hemde sistemin daha verimli olmasını sağlamaktadır. TSE standartına sahip, ekoklinker izalasyon sıva harcı, beyaz ve gri renklerde çimento esaslı, promer katkılı yüksek yapışma mukavemetine sahip hafif hazır izalasyon sıva harcı, olarak öne çıkıyor.
Perlit veya ekoklinker sıva ile yapılan yalıtım şekli, strafor köpük yalıtımına göre, daha uzun ömürlüdür. Aynı zamanda, ısı, ses ve suya karşı da yalıtım sağlamaktadır. Binaları, yazın serin, kışın sıcak tutmaktadır. Binalarda, beton yükünü azaltmakta ve depreme ve yangına daha dayanıklı hale getirmektedir. Perlit veya ekoklinker yalıtımda, petrol ürünü kullanılmamaktadır. Perlitli sıva, duvar kaplamasında kullanılan şapa göre, 30 kat daha yalıtkan, standart sıvaya göre de %75 daha hafiftir. Bakteri, küf ve yosun gibi maddelerin oluşmasını engelleyen özel kimyası sayesinde, hastane, okul ve laboratuar gibi yapılarda, özellikle kullanılmaktadır.
Ortalama bir hesapla, bir dairenin yalıtımı için, 6-7 bin lira gerektiği düşünülürse, 16 milyon konut için, toplam 96 milyar civarında harcama yapılabilir. Her konutun yılda 1.200 TL ısıtma giderinin olacağı ve bunun %50’sinin tasarruf edileceği varsayımı ile yılda en az 9,6 milyar lira (16.000.000 konut x 1.200 TL./2) yapılacak tasarruf, ithalatı ve cari hesaptaki açığı azaltabilir. Ancak, binalarda yalıtım yapılması hususunda hükümetin belirlediği tarihin kaldırılması dolayısıyla, 16 milyon konutta yapılacak yalıtımının tamamlanmasının yıllar alabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.
2007 yılında yürürlüğe giren, 5627 sayılı enerji verimliliği kanunu ile, buna bağlı olarak yayınlanan Binalarda Enerji Performans (BEP) Yönetmenliğine göre de, alınması gereken “Enerji kimlik Belgesi” (EKB) verilirken binalar kontrol edilmelidir. Eski binaların yalıtımları da yeni binalarda olduğu gibi, inşaat mühendisinin sorumluluğu altında yapılmalıdır.
Çünkü, yalıtımın biran önce tamamlanmasıyla, ülkemizin dışa bağımlığı azalacaktır. O yüzden, yalıtım malzemeleri üretimi, ülkemizin ihtiyacını, karşılayacak miktarda ise, yalıtım malzemelerindeki, KDV ve ÖTV belli bir süre için kaldırılarak, kısa zamanda binalarda yalıtım tamamlanmalıdır. Yerel ve Ulusal gazetelerde, dergi ve televizyonlar aracılığıyla, sivil toplum kuruluşları (STK) enerjinin verimli kullanılması ve bunda binaların yalıtımının ne kadar önemli olduğu halka anlatılmalıdır.
Sonuç olarak; Binaların yalıtımında kullanılan, petrol türevi kanserojen strafor köpükler,insan sağlığı başta olmak üzere, ülke genelinde yapılabilecek sabotajlar ile yangınlardan koruması ve güvenliğimizin sağlaması için bir an önce yasaklanmalıdır. Bugüne kadar yapılmış yalıtımlar, kent itfaiyesi tarafından kontrol edilerek değiştirilmesi sağlanmalı ve bu binaların depreme karşı dayanıklıkları, ölçülerek gerekli tedbirler alınmalıdır. Bayındırlık Bakanlığı Rayiç Fiyat Cetvelinden strafor köpükler kaldırılmalı, yeni binaların yalıtımında olduğu gibi, eski binaların yalıtımın da inşaat mühendislerinin sorumluluğu altında yapılmalıdır. Enerji israfının önlenmesi ve enerjide dışa bağımlılıktan biran önce kurtulmak için, yapı sahiplerine, sanayide ve tarımda olduğu gibi teşvik ve kredi sağlanarak, yalıtımın hızlandırılması amacıyla, ötv ve kdv vergileri, belli süre için kaldırılmalıdır.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.