Son güncellenme :06.03.2019 16:27

Anasayfa > Yazarlar > BAŞ AĞRISIDIR, GEÇER DEMEYİN!

06.03.2019 Çar, 16:27

BAŞ AĞRISIDIR, GEÇER DEMEYİN! - Doç. Dr. Ethem Acar

Baş ağrısı toplumun yaklaşık %90’ını ilgilendiren bir sağlık problemdir. İnsanlar günün çeşitli zaman dilimlerinde baş ağrısı çekerler, sıklıkla geçmesini beklerler, geçmezse de acil servislere başvururlar. Acil servis başvurusu açısından bakılacak olursa, en sık başvuru nedenleri arasında sayılabilir. Birçok hastalıkta görülen bir şikâyettir. Altından bazen beyin kanaması, felç gibi ciddi durumlar çıkabilirken, bazen migren, sinüzit veya stres gibi hayatı tehdit etmeyen hastalıklarda çıkabilir. Bu hafta birçok hastalığın ortak belirtisi olabilen baş ağrısından bahsetmek istiyorum. Sizlere iyi okumalar…
Baş ağrısı çok sık görülen bir belirti olduğu için, hayatımızın da parçası olmaktadır aslında. Bazen sık tekrarlayan ataklar halinde olabilirken, bazen tek atak hayatımızı karartabilmektedir. Toplumun %90’ında görülen bu şikâyetin %90’ının sebebi migren, gerilim tipi olarak tarif edeceğimiz tekrarlayan baş ağrılarıdır. Geriye kalan %10’luk kısmı ise kimisi çok acil ve ölümcül, kimisi daha az acil, kimisi de acil olmayan bir sürü hastalıktan kaynaklanmaktadır.
Aslında beyin dokumuz ağrıya duyarlı değildir, yani beyin dokumuz ağrıyı hissetmez, ağrı beyin damarlarından ve zarlarından kaynaklanır. Ağrıyı, direkt baş ağrısı olarak görülen, başka bir hastalığın bir belirtisi olmayan ağrılar (primer) veya başka hastalıklara ikincil olarak ortaya çıkan ağrılar (sekonder) kabul ederek ikiye ayırabiliriz. Bu ayırım özellikle biz hekimler için çok önemlidir. Çünkü hangi hastanın ağrısını azaltıp taburcu edeceğiz, hangi hastayı daha da tetkik edeceğiz bunu belirleyebiliriz.
Migren, küme tipi veya gerilim tipi baş ağrıları primer baş ağrılarıdır. Özellikle migren bunun en tipik ve yaygın olanıdır. Allah uzun ömür versin annem çok çekmişti migrenden, çocukluk yıllarımda hatırladığım 2-3 gün, karanlık, sessiz bir odaya kendini kapatır, ağrıdan dolayı ağlar, kusardı sadece. İçebilirse belki biraz çorba. Dayanamazdım onun çektiği acıya ben, kim bilir o ne kadar acı çekerdi. Migren denince benim aklıma bu gelir hep, günlerce süren, ağrıdan yemeden içmeden kesen, değil topluma karşı mesleki vazifelerini, çocuklarına annelik vazifesine bile engel olan bir hastalık. Sonradan sadece atak zamanlarında değil, koruyucu tedavileri de kullanmaya başladı da, çok şükür şimdilerde fena değil. İşte migren dediğimiz bu hastalık sık ataklarla seyreder. Genellikle gençlik dönemlerinde, hormonal değişimlerden dolayı bayanlarda daha sık görülür. Çok sık, ataklar halinde görüldüğünden ciddi iş gücü kaybına sebep olmaktadır. Kişi ağrısının şiddetli, zonklayıcı ve tek taraflı olduğunu, 4 ile 72 saat arasında sürdüğünü, bulantı-kusmanın olduğunu, atak döneminde ışığa ve sese duyarlı olduğunu bahseder. Her migren hastasında görülmese de ataktan önce aura ismini verdiğimiz parlak ışık çakmaları, parlayan ışık veya karanlık noktalar görülebilir. Bu gibi hastalıkları sadece atak olduğu dönemlerde tedavi etmeye çalışmak yerine koruyucu tedavilerle hastalığı kontrol altına almaya çalışmak daha mantıklıdır.
Bir hastalığa sekonder görülen baş ağrıları daha nadir olmasına rağmen daha dikkatli olunması gereken durumlar olarak karşımıza çıkabilir. Mesela kişi 40 yaş üzerindeyse, baş ağrısıyla beraber şuur kaybı varsa, baş ağrısıyla beraber vücudun bir tarafında güçsüzlük varsa, baş ağrısı eforla birlikte ortaya çıkmışsa, her zamanki olan baş ağrılarından farklıysa, hayatının en şiddetli baş ağrısıysa, şimşek çakması şeklinde baş ağrısı varsa işte bunlar kırmızı bayraklarımızdır baş ağrısı açısından. Bunlardan biri bile varsa zaman kaybetmeden hekime başvurmak gerekir. Çünkü bunlar beyin kanamasının, inmenin bulgusu olabilir. Aslında tüm baş ağrılarına tanı koymak için bir hekime başvurmak gerekir ama yukarıda saydığımız kırmızı bayraklar varsa hemen başvurmak lazımdır. Hayat ihmale gelmez Sayın Muğla Haber Gazetesi okuyucuları. Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.