Son güncellenme :16.10.2017 12:25

Mustafa Karadağ TARAFINDAN YAZILAN HABERLER

Mustafa Karadağ
Mustafa Karadağ
Gidip görmek ve duymak lazım

Gidip görmek ve duymak lazım

Geçtiğimiz günlerden bir gün telefonumuz çaldı, açıp dinledik.. Tanıdık bir sesti arayan. Muğlamızın en çok tercih edilen gezi (tur) firması Karaman Tur’dan aranıyorduk. -Bolu, Abant, Yedigöller v.s. tur düzenledik, gider misiniz? Diyordu. Kendi içimizde eşimle kısa bir görüşme yaptıktan sonra gitmeye karar verdik. Öyle ya ben fotoğraf çeken birisi olarak...

16.10.201712:25

DEVAMINI OKU
Çarşı Meydanı (Yerkesik)

Çarşı Meydanı (Yerkesik)

Geçtiğimiz günlerde bir sabah çok erken olmayan bir zamanda kalkıp kahvaltısını yaptı. Sonra giyinip yol kapıdan çıktı, doğru çarşı meydanına gitti. Çarşı meydanı evine çok yakındı. Yola çıkıp yüz adım yürüdükten sonra eski muhtarın köşedeki (şimdi kapalı olan) bakkal dükkanından yaklaşık yüz adım kadardı. Yani gittiği yer olan meydan evine...

09.10.201712:40

DEVAMINI OKU
Fotoğraf çekmek

Fotoğraf çekmek

Son günlerde gündem AĞIR. Özellikle ülkemizde ve de Ortadoğu’da yaşananlar ve yaşanmakta olanlar. Duyarlı insanlarımız izliyor olmalı bütün bunları. Dün bu güne uymuyor, abartılı olmazsa gündem “ışık hızıyla” değişiyor. Can sıkıcı bir hava var ortalıktı. Hani demiş ya Nazım Hikmet; “Hava kurşun gibi ağır Bağır, bağır, bağırıyorum Koşun kurşun eritmeye...

02.10.201711:46

DEVAMINI OKU
Bir mendil hikayesi

Bir mendil hikayesi

Eskiden bizim kırsalda düğünler üç gün sürerdi. İlk gün başlangıçtır ve günlerden Cumadır. Düğünü yapacak “çalgıcılar” gündüzden gelir ve düğün o akşam başlardı. Kız evi kendi evinde, oğlan evi kendi evinde yapardı düğününü. Akşam olunca masalar kurulur, davetliler gelmeye başlar. Davetlilere yer gösterilir, masaya bir içki şişesi konulur. Daha önceden...

25.09.201712:02

DEVAMINI OKU
Herkes Ay gibidir

Herkes Ay gibidir

Bazen mitolojiye merak sararım. Çok derinlemesine olmasa da şöyle bir göz atıp merakımı gideririm. Malum bizim PAZAR ekibimiz var. Geçerli bir engelimiz olmadığı sürece her Pazar (başkalarının deyimiyle) “çalı dibine” gidip yeni ve başka başka keşfettiğimiz kırmızı şaraplarımızla vakit geçiriyor, sohbet ediyoruz. Bu arada (söylemem gerekir) şarap maksat değil bahanedir....

18.09.201712:10

DEVAMINI OKU
Beni sevdalarıma sorun

Beni sevdalarıma sorun

Son zamanlarda nedense VATAN sözcüğüne ve gerçeğine taktım kendime. Yani doğup büyüdüğüm ve bugünkü yaşıma geldiğim toprağım, yurdum ve de atalarım. Herkeste olduğunu düşündüğüm geçmiş özlemi, bugünün gerçekleri ve gelecek umudu. Umutsuz yaşanır mı?, geçmiş unutulur mu..? Bugünü zaten yaşıyoruz olumlu olumsuz tüm gerçekleri ile. İnsan yaşamı umut peşinde koşmak,...

11.09.201711:12

DEVAMINI OKU
Getir-götür işler

Getir-götür işler

Yerli-yabancı, bildi-tanıdık çok kimse benim gibi emeklilere her rastladığında sorarlar; -Eee…ne var ne yok, neler yapıyorsun, vakitler nasıl geçiyor..? Ben de onlara derim ki; -Arkadaş benim “işim-gaydım” yok ama boş vakitlerimde işte gördüğün gibi hep tespih çekerim… Bu cevap elbette ironiyle karışık bir espri. Çocuklar zamanında evlenmiş, barklanmış çıkıp gitmişler,...

05.09.201712:26

DEVAMINI OKU
Bir çağrıdır bu…

Bir çağrıdır bu…

Yaz geldi gelecek derken geçip gitmek üzere bile. Neredeyse Ağustos ayının sonuna geldik. Halk arasında bir söz vardır bizim oralarda; “ Eski Ağustos’un on beşi yaz, an beşi güz” dür. Eski Ağustos dedikleri ise bu gün kullandığımız takvime göre 13 Ağustos eskisinin birinci günü. Demek ki buna göre ilk yarıyı...

28.08.201712:55

DEVAMINI OKU
Nar Çiçekleri

Nar Çiçekleri

Elektrik öncesi kırsal yaşam, yaşamın gerçeğiydi geçmiş zamandı. 1950’li yıllarda dağ köyleri ve merkez (Bucak) dahil on beş-on altı yerleşim birimi, hepsinde kırsal yaşamın tüm gerekleri, gerçekleri hakim vaziyette. Keçi çobanlığı, karasaban, bir çift öküz, inek, dana v.s. Evlerde ambarlar, yüklükler, ahırlar, damlar. Her yer bağlık bahçelik. Ekim zamanında dağlar-taşlar,...

21.08.201711:52

DEVAMINI OKU
O gece rahat uyudular

O gece rahat uyudular

Muğla merkez (Menteşe) sanırım bu sene çok yağmur aldı. Bizler buradan (Yerkesik) gök gürültülerini dinleyerek bunu fark ediyorduk. Akabinde her gelen Muğla’ya çok yağmurun yağdığını söylüyor, bizler de bu bilginin tahminlerimizi doğruladığı sonucuna varıyorduk. Nedense yağmur bizim taraflara gelmiyordu. Oysa aslında yağmura coğrafyamızın çok ihtiyacı vardı. Birkaç yıldan beri zeytinlerimiz...

14.08.201710:12

DEVAMINI OKU