Son güncellenme :30.01.2020 11:07

Anasayfa > Muğla, Yazarlar > ALMANYA’DA SON KÖMÜR OCAĞIDA KAPATILDI

30.01.2020 Per, 11:07

ALMANYA’DA SON KÖMÜR OCAĞIDA  KAPATILDI

 

 

 

Almanya’nın ve Avrupa’nın en büyük kömür havzası Ruhr Kömür  Havzasında, yıllardan beri çalışan yer altı kömür ocakları ile termik santralları artık kapatılmaktadır. Kömür sanrallarının tamamında baca gazı arıtma tesisleri olmasına rağmen, Küresel ısınmaya karşı  “Paris İklim Sözleşmesi”ne imza koyan  Almanya ve Avrupa’da, kömür ocakları ve kapatılan  kömürlü termik santralları da tarihe karışmıştır. Yaklaşık 200 yıldan beri işletilen havzadaki kömür rezevleri tükenmemekle beraber, Almanya güneş , rüzgar ve biyokütle enerjiye yönelmiş ve  Ocak /2019’da, Bottrop’daki en son yeraltı maden ocağı da küçük bir üretim yapılarak törenle durdurulmuştur.

 

Halbuki, Paris İklim Sözleşmesine imza koymamıza rağmen, ülkemizde kömür ocakları çalışmaya hala daha devam ederken, yeni kömür ocakları planlanmakta ve bunlara bağlı olarakta hala daha  kömürlü termik santrallar kurulmağa çalışılmaktadır. Üstelik çalışan kömürlü termik sanrallarında yıllardan beri baca gazı arıtma tesisleri olmadan   çalışan termik sanrallar bulunmaktadır. Bu santralların çevresinde oturan insanlarımız arasında akciğer ve koah hastalığında büyük artış olmasına rağmen, baca gazı tesisi olmadığından gecici olarak kapatılan   santrallara tekrar izin verilecektir. Ayrıca büyük kömür rezervleri üzerinde kurulmak için yeni santrallar planlanmaktadır.

 

Almanya’da kapatılan termik santralların ve ısıtmada kullanılan pek çok yerde kömürün yerini doğal gaz almıştır. Avrupa’da Yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş, rüzgar ve biyokütle enerji her geçen gün daha fazla yaygınlaşmaktadır. Ayrıca, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nda Alman savaş endüstrisine merkezlik yapan  Ruhr Kömür Havzası’nda, yer altı ve açık işletme üretim teknolojisindeki büyük gelişmeler göstermiştir. Kömür rezervlerinin değerlendirilmesi yönünden, havzada yapılan kömürün  sıvılaştırılması, gazlaştırılması ve kömür kimyasında  buldukları yeniliklerler ve bilgi birikimi ve teknolojik gelişmeler,  kömürün gelecekteki üstleneceği vizyonu göstermesi bakımından dünyaya  örnek  olmaktadır.

 

Almanya’nın  kuzey batısında yeralan  Vestfalya Eyaleti’nde bulunan “Ruhr Kömür Havzası”,  Avrupa’nın başlıca kömür kaynağı ve dünyanın önde gelen endüstri ve çelik merkezlerinden biri olmuştur.  Almanya’nın en büyük eyaleti olan ve 18. yüzyılda Oberhausen’da bir demir fabrikasının kurulmasıyla başlayan bölgedeki endüstrileşme çabalarıyla  havza, Almanya’nın gelişmesinde önemli bir rol  oynamıştır. 1811’de, Essen’de ünlü “Krupp Çelik İşletmeleri” nin kurulması ve  kısa süre sonra, zengin kömür madenlerinin bulunmasıyla da kömür havzası  çok daha gelişmiştir.

 

Havzada, yer altı işletmeciliği ile yerüstüne yakın olan  kömür yataklarının bulunduğu yerlerde  açık kömür işletmeciliği yapan bir çok ocak açılmıştır. Açılan bu ocakların   zaman içersinde gösterdiği  teknik gelişmeler sonucu, dünyanın en modern kömür ocakları haline gelmişlerdir. Yer altı ocakları için geliştirilen “Yürüyen Tahkimatlı  Tam Mekanize Ayaklar ” dan daha az işgücü ile daha fazla kömür çıkarılarak, kömür madenciliğinde çok büyük kolaylıklar  sağlamışlardır.  Aynı şekilde, yer altı işletmelerinde  olduğu gibi, açık işletmelerde de Döner Kepçeli Ekskavatörler” vasıtasıyla kömür üretiminde büyük artış gerçekleştirilmiştir. Bu açık işletmecilik yönteminde,  kömür üstündeki toprak döner kepçeli ekskavatörlerle   kaldırılırken, ocağın gerisindeki kömürü alınmış yerlere,  üst örtü tabakası serilerek, arazi hemen eski haline getirilmektedir. Diğer yandan, üstü açılan kömürlerde ekskavatörlerle kazılmak suretiyle, band konveryörlerle termik santrallara taşınmaktadır. Aynı sistem, Alman Rein Bruen firması  tarafından “Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu” ait  Afşin- Elbistan kömür ocaklarına da kurulmuş ve tesis ülkemizde de başarılı şekilde yıllarca çalışmıştır.

 

Ruhr Kömür Havzası’nda, sadece kömür üretilmemiş, kömürün üretimini sağlayan maden  makine sanayisini de geliştirilerek havzada daha çevreci bir üretim modeli yaratılmıştır.  Ayrıca, kömürün daha verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla kömür teknolojisi de burada geliştirilmiştir. Böylece, üretilen kömürlerden, sıvı, gaz ve katı (kok kömürü) hallerinden, benzin, benzon nafta, ağır yağlar, hafif yağlar, amonyak, amonyum sülfat, amonyum nitrat gibi kömürden üretilen maddeler, Almanların, 2. Dünya Savaşı’ndaki  petrolden gelen sıkıntılarını  ortadan kaldırmıştır. Nitekim,  Almanlar 1955’li yıllarda Kütahya’da, Seydiömer kömür ocaklarında üretilen, yüksek küllü, düşük kalorili kömürlerinden, teknik amonyum nitrat (Patlayıcı Madde)  ile tarımsal gübre üreten bir tesis kurmuşlardır. Kömürdeki bu başarılı çalışmaların, Almanya’da petrol olmamasının büyük etkisi olmakla beraber, doğalgaz ve petrolün tükenmesinin ardından, kömürün gelecekte yükleneceği  vizyonuda ortaya koymuştur.

 

Ruhr Kömür Havzasında araştırmaya (AR-GE) önem verildiği gibi, eğitimede çok önem verilmiştir.Kömür havzasında açtığı okullarda, kömür ocaklarında çalışacak insanlar yetiştirilmiş ve ocaklarda işgücü eksikliği uzun süre buralardan karşılanmıştır. İkinci Dünya Şavaşı sonrası, iş gücü eksikliğini gidermek için Türkiye’den de bilhassa Zonguldak’tan işçi göçü olmuş ve bunların büyük kısmı Ruhr Kömür Havasında çalışmışlardır.

 

Almanya’nın en önemli sektörlerinin merkezi haline gelen Ruhr Kömür Havzasında başta Krupp olmak üzere, Philips, AEG, Man, Bosh, Miele gibi fabrikalar buradan doğmuş ve buradan yayılmışlardır. Almanya’daki kuruluşların  bir çoğu uzun süre yaşamaktadır. Bugün bile dünya’nın bir çok ülkesinde fabrikaları olan bu kuruluşlar,  yaklaşık bir asır süreden beri üretmeğe devam etmektedir. Nitekim, Almanya’nın Hannover kentinde 1919 yılında  inşaat ve ticaret meslek birliği tarafından kurulan  sigorta devi VHV, kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü Hannover’de kutlanmıştır.

 

Bölgenin kısaca tarihçesine bakıldığında zengin taş kömürü yatakları ve çelikhaneleri nedeniyle 19. yy’ın başlarından itibaren “Ruhr Kömür Havzası”, dünyanın dört bir yanından işçileri kendine çeken önemli bir sanayi bölgesiydi. 1960’lı yıllarda ise madencilikle sanayiden elde edilen kar marjının gittikçe azalması üzerine  bölgede büyük yapısal değişimlere yol açmıştır. Sahip olduğu kömür yatakları nedeniyle Endüstri Devrimi’nden 1990’lara kadar ağır sanayi bölgesi olarak öne çıkan Ruhr Havzası, son 10 yıl içerisinde kentsel vizyonunu hizmet ve kültür odaklı, metropol bir  kente dönüştürmüştür. Bu vizyon doğrultusunda başta endüstriyel kültür mirası olmak üzere Emscher Doğa Parkı ile ekolojik niteliklerini de ön plana çıkararak bilim, teknoloji ve kültür kenti olmayı amaçlamaktadır.

 

Bölgenin ekonomik ve sosyal açıdan çöküşünü engellemek için ilk olarak 1963 yılında Bochum Ruhr Üniversitesi kuruldu. Kısa zamanda bölgeyi önemli bir bilim ve araştırma merkezi haline getiren bu yatırım, bilim, hizmet ve teknoloji bölgesi olma yönündeki çalışmaların ilk başlangıcını oluşturmaktadır. Yüzlerce müze, tiyatro, konser alanı, sanayi anıtı ile her sene yaklaşık 10 milyon turiste ev sahipliği yapan Ruhr Bölgesi’nin hedeflediği vizyon doğrultusunda ilk kazanımı ise “Kültür ile Değişim – Değişim ile Kültür” sloganıyla Essen Ruhr Metropolü’nü temsilen 2010 Kültür Başkenti olarak seçilmesi oldu.

Ruhr Bölgesi’nde görkemli tarihi yapılara pek  rastlanmamakla beraber, son yıllarda  dünyaca ünlü mimarların elinden çıkan yapıların sayısı artmaktadır. 1990’lı yıllarda gerçekleştirilen ve 1. sınıf bir mimari buluşma olan IBA Emscher Park Uluslararası Yapı Fuarı, 100’den fazla projenin geliştirilmesine olanak vererek bölgenin mimari niteliğine ve kentsel kalitesine büyük  katkı sağlamıştır.

Ren Nehri’nin kollarından biri olan ve bölgeden geçen Emscher Nehri’nden adını alan projenin ilk aşamasında kanalizasyon olarak kullanılan nehrin temizlenmesi, ekolojik alanların niteliklerinin geri kazandırılması, rekreasyon alanları oluşturulmakta ve çevresi park haline getirilmektedir. Proje için düzenlenen mimari yarışmalar kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar peyzaj düzenlemelerini, gezinti kanallarının ve yaya yollarının geliştirilmesini, işçi konutlarının modernizasyonu ile  yeni kamusal alanlar inşa edilmektedir.

IBA Emscher Parkı’nda birçok kompleks ve yapı, farklı kullanım özellikleri ve konseptleriyle öne çıkıyor. Bu kompleksler Kuzey Duisburg Parkı, Zollverein Kömür İşletmesi, Oberhausen Altenberg Çinko Fabrikasıdır. Bölgede kalan  yapılar ise  Su Kulesi, Gaz Deposu ve Bochum Maden Müzesi sayılabilir.

Ruhr havzasında işletme esnasında açılan ocaklarda arazi düzenlemesi yapılarak, ocak alanları ağaçlandırılmış, bu alanlarda dinlenme yerleri, göletler tesis edilmiştir. Kömür sahası altında bulunan ve kaldırılan yerleşim yerleri, o yerlerde oturanların istekleri göz önüne alınarak aynı alanlara konutlar tekrar inşa edilmiş ve eski sahiplerine geri verilmiştir. Ruhr kömür havzası, ocakların açılması, çalışılan alanlardaki arazilerin doğal şekline uygun düzenlenmiştir. Ocakların kapatılması sonrası yapılan peysaj çalışmaları ve burada geride kalan tesislerin kültürel faaliyetlere açılması ise Türkiye başta olmak üzere, bundan sonraki kömür ocaklarını kapatacak ülkelerede örnek olacak niteliktedir.

Şimdi, Almanya’da kapatılan kömür ocaklarında çıkarılamayan ve  yeraltında bulunan kömür rezervlerinin nasıl değerlendirileceği konusunda araştırmalar yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda kömürleri sıvılaştırmış, gazlaştırmış ve koklaştırmış Almanya’nın “Kömür Teknolojisi” ndeki  birikiminden yararlanarak,  her konuda başarılı çalışmalara imza atan Alman Teknolojisi gelecekte de kömürlerini   en iyi şekilde değerlendirecektir.

Ne yazık ki, Türkiye’de  kömür rezervleri tükenmiş kömür alanları harabeye döndürülerek bırakılmaktadır. Ekilebilir arazilerinde bugün hiçbir ürün yetiştirilememektedir. Köyler kaldırılmış buralarda oturan insanlar topraklarını terk etmek zorunda bırakılmışlar, yakın yerlerde, iskanları yapılmamıştır. Maden yasasına eklenmesine rağmen arazinin yeniden eski haline getirilmesi ile ilgili düzenlemeler, yasak savmak kabilinden göstermelik çalışmalarla geçiştirilmektedir.

 

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.