Son güncellenme :02.01.2018 11:05

Anasayfa > Manşet > Aldan: Devletimi 6.5 milyar Dolarlık soygundan kurtardım

02.01.2018 Sal, 11:05

Katıldığı radyo programında KHK ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların ardından kendisi hakkında karalama kampanyası başlatıldığını vurgulayan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan; “ İtibar cellatları karalama ve itibarsızlaştırma kampanyası başlattı. Zira geçmişimde kırık bir çizgi bulamamışlardı. Çünkü yolsuzlukla, mafya ve PKK başta olmak üzere terör örgütleri ile mücadele dolu bir geçmişim vardı.” Dedi.
2005 yılında Yılın En Dürüst Bürokratı seçildiğini hatırlatan Aldan; “ Karalama kampanyasını başta Reza Zarrap ile ilgili olarak yaptığım araştırmalar ve hayali ihracatları belgeleri ile ortaya çıkarmamdan başlattılar. Sadece Telekom’un özelleştirmesinden önce yaptığım bir soruşturma sayesinde devletimi 6.5 milyar Dolarlık bir soygundan kurtarmıştım. Hukukçu kimliğimle iktidar ve muhalefet ayrımı olmaksızın kamuoyunda saygın bir yerim vardır” diye konuştu.

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan’ın katıldığı bir radyo programında yeni çıkan KHK ile ilgili olarak yaptığı değerlendirme sırasında sarfettiği sözlerin tartışmaları devam ederken, Aldan kendisi hakkında bir karalama kampanyası başlatıldığına dikkat çekti. Aldan; “Bir radyo programında gazeteci Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtlamıştım. Bu konuşma sırasında 696 sayılı KHK’nın 121. Maddesiyle getirilen dokunulmazlıkla ilgili yorumda bulundum ve bu düzenlemenin sakıncalarını dile getirdim. Lakin Çarşamba günü saat 03.00’den itibaren önce sosyal medyadan başlamak üzere kastetmediğim bir niteleme üzerinden “15 Temmuz Gazilerine” hakaret ettiğimi öne süren alçakça bir saldırı girişimiyle karşı karşıya kaldım. Bu durum öylesi bir hal aldı ki, kimse bu radyo programında gerçekte ne dediğimi araştırma gereği bile görmedi. Hatta bu konuşma neyin nesi diye sormadan Ankara C. Başsavcılığı soruşturma başlattığını açıkladı.
Alçakça saldırılardan sonra Bodrum İlçemizde yaptığım ayrıntılı açıklama basın organlarında son derece sınırlı biçimde yer buldu. Hakaret korosu her yayın kuruluşunda haykırırken, benim sesimi duyurmak mümkün olamıyordu. Dolayısıyla bu basın açıklamasını yapmaya karar verdim. “ dedi.
“Geçmişimde kırık bir çizgi dahi bulamadılar”
Kendisi hakkında başlatılan karalama kampanyasının asıl nedeninin Reza Zarrap hakkında yaptığı araştırmalar ile hayali ihracatları belgeleri ile ortaya koyması olduğunu ileri süren Aldan; “Bu saldırının belirtilerini aylar önce AK Parti içindeki bazı dostlarımdan öğrenmiştim. Benimle ilgili asılsız iddialarla itibarsızlaştırma kampanyası başlatmak için çalışmalar yapılıyordu. Hatta tüm hazırlıklar tamamlanmış, lakin itibar cellatları hazırlanan materyali beğenmemişlerdi. Zira geçmişimde kırık bir çizgi dahi bulamamışlardı. Çünkü yolsuzlukla, mafya ile ve başta PKK olmak üzere terör örgütleriyle mücadele ile dolu bir geçmişim vardı ve 2005’de yılın en dürüst bürokratı seçilmiştim. Sadece Telekom’un özelleştirilmesinden önce yaptığım bir soruşturma sayesinde devleti tam 6,5 milyar dolarlık soygundan kurtarmıştım. Hukukçu kimliğimle iktidar ve muhalefet ayrımı olmaksızın kamuoyunda saygın bir yerim vardı.
Ancak pek çok muhalif gibi benim de itibarsızlaştırılmam gerekiyordu. Özellikle son aylarda televizyon programlarındaki görüşlerimden ve özellikle hukuksal değerlendirmelerimden hoşnut olmadıklarını ve fırsat kolladıklarını duyuyordum.
Bununla kalsa iyi, geçtiğimiz Eylül ayında evrakta sahtecilik yapılarak 2001 yılından bu yana beni mafya ve terör örgütlerinden koruma amaçlı “Yakın Koruma Kararım” geçmişe yönelik olarak kaldırıldı. İtirazıma aylardır cevap dahi verilmedi. Şu ana kadar ağzımı açmadım ve aylardır kendi olanaklarımla korunmaya çalışıyordum.” Diye konuştu.
“Belgeleri paylaştım linç kampanyası başlatıldı”
Araştırmaların belgelerini paylaşması ile birlikte radyo programında söylediklerini çarpıtarak hakkında linç kampanyası başlatıldığını söyleyen Aldan, şöyle konuştu: “Nitekim geçtiğimiz Salı akşamı saat 22.00’de Tele 1 TV’de yayınlanan gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun hazırlayıp sunduğu “Anında Manşet” adlı programda, 17-25 Aralık sürecinden sonra 2014 ile 2015 yıllarında Reza Zarrab’ın yaptığı hayali ihracatın bazı belgelerini paylaşıp, dolayısıyla buna istinaden devlet hazinesinden Zarrab’ın hesabına aktarılan vergi iadesinin akıbetini sormam ve bu işin daha da detayına gireceğimi açıklamam, belli ki, itibar cellatları için son nokta olarak kabul edildi. Bu yayından sadece beş saat sonra daha önce yaptığım bu radyo mülakatı çarpıtılarak, sistematik biçimde linç kampanyası başlatıldı.
Bu söyleşinin aşağıdaki çözüm tutanağından da açıkça görüleceği üzere; asla ve asla 15 Temmuz Gazileri ile Mağdurlarına ilişkin bırakın hakareti, olumsuz tek bir sözüm yoktur. Zira onlar 15 Temmuz günü demokrasiyi savunma adına sokağa çıkanlardı. Bu röportajda linç kampanyasına bahane edilen sözlerim ise, demokrasiyi savunmaya değil de, ileride insanlara saldırı amacıyla sokağa çıkma ihtimalleri bulunan paramiliter güçlere, yani paralı ve palalı kişilere yönelikti. Nitekim son günlerde ellerinde silahlarla görüntü veren ve toplum üzerinde korku yaratma amaçlı söylemlerde bulunanlardı kast ettiklerim. Kaldı ki, onlara da hakaret etmemiştim, bu tür kişilerin sokaklara sürülürken, hangi vasıflandırmayla anılacaklarına vurgu yapmak istemiştim.
Lakin bu saldırı iktidarın pek de işine gelmeyecek gibi görünüyor. Bana yönelik saldırılara karşın halkımız ne olup, bittiğini sorgulamaya başladı. Göreceksiniz bu olgu dalga dalga yayılacak ve karanlık kaybedecektir. Herkese; adaletin, dürüstlüğün, vicdanın ve ahlakın egemen olacağı bir yıl diliyorum. “

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.