Son güncellenme :11.05.2018 13:30

Anasayfa > Yazarlar > Aday Adayları

11.05.2018 Cum, 13:30

Aday Adayları - Yüksel Ercan

Aday Adayları

Bu sütunlarda sürekli belirtiyoruz, Türk insanı siyaseti sever, Daha da önemlisi siyaseti kendisi için bir hayat nizamı olarak görür, Dünya görüşlerine uyan siyasi partiye bir kez oy verdiğinde şartlar ne olursa olsun kolay kolay vazgeçmez ve partisinin ayakta kalabilmesi için var olan bütün imkanlarını seferber etmekten çekinmez.
Herhangi bir siyasi partinin sempatizanı olarak gönül verdiği siyasi kuruluşun kapısından adım atıp üye kaydının yapılması ile birlikte birkaç toplantıya katılan, partisinin belli zamanlarda yaptığı etkinliklere iştirak eden üye noktasındaki partililer bir taraftan havayı kontrol ederken diğer taraftan da olası bir adaylığı durumunda kendisine rakip olabilecek partililerin çetelesini tutmaya başlar.
Üyesi olduğu partide taban tutturmaya çalışan yeni siyasetçi o andan itibaren başta ilçe ve il başkanları olmak üzere daha üst noktadaki yöneticilere, milletvekillerine , genel başkan yardımcılarına ve imkan bulduğu oranda Genel başkana yakın durmaya ve göz aşinalığı vermeye çalışır.
Bütün bu “ alan kapma” süreci olanca hızı ile devam ederken bir anda herhangi bir siyasi parti genel başkanının “ Türkiye Erken seçime gitmeli” şeklindeki talebi başta iktidar olmak üzere diğer siyasi partilerden de destek gördüğünde gönül verdiği siyasi partiye geleli daha birkaç ay olmasına rağmen “Birkaç aydır partideki arkadaşlarımı takip ediyorum, benim onlardan aşağı kalır yönüm yok, hatta bilgi-birikim ve tecrübem ile onlara fark bile atabilirim, bundan daha iyi fırsat olamaz” diyerek Genel merkezin adaylık için talep ettiği evrakları tanzim eder etmez başvuruyu yapmakta gecikmez.
İşte bu tür olağanüstü durumlarda siyasi partilerden mebus olmak isteyen iki tip aday profili görebiliriz, bunlardan birisi yukarıda anlatmaya çalıştığımız partiye yeni giriş yapmış, kendi partisi ve kamuoyu tarafından nerede ise hiç tanınmayan ve bu tür seçimleri bir fırsat gören aday profili diğeri de partisinin her kademesinde uzun yıllar görev yapmış daha sonra belki ön seçim ile belki de Genel merkez yöneticilerinin takdiri ile milletvekili olmayı başarmış ve halen daha milletvekili olarak görev yapan aday profilidir.
Şu sıralar hangi partiye baksanız bu iki aday adayı profiline tam olarak uyan ve siyaset yapma isteği bulunan çok sayıda aday adayını göreceksiniz, Milletvekili olmak Ankara’ya yerleşmek ve bulundukları bölgeye mebus olarak dönme arzusundaki bu siyasetçiler şu sıra seçilebilecek bir sıradan aday olabilmenin mücadelesini veriyorlar.
Seçim normal şartlarda olsa yani 2019 yılının Kasım ayında yapılacak seçim 24 Haziran tarihine alınmasa siyasete yeni girmiş ve yükselme arzusunda bulunan aday adayları ile ilgili ortaya kendileri adına çok daha iyi neticeler çıkabilirdi, ancak seçime çok kısa bir zaman kalması işleri iyiden iyiye Arap saçına çevirmiş oldu.
Böylesi zamanlarda işler hiç olmadığı halde Parti Genel merkezlerinin eline geçer, normal şartlarda en makul yolun milletvekili aday adaylarının sandık yolu ile o partinin üyeleri yada seçilmiş delegeleri vasıtası ile belirlenmesidir ancak seçim erkene alındığında bu imkan ortadan mecburen kalkmış oluyor.
Dar süreçlerde yeni isimler partiler için daha da önemlisi Genel başkanlar için en büyük risktir, partilerine yeni katılan ve mevcut milletvekillerine göre daha fazla oy kazandıracak isimler olmasına rağmen “Tanımadığımız bir isim yarın durduk yerde başımıza bir iş açar” korkusu ile gözler bir anda mevcut yapıda siyaset yapan ve Partilerin Genel merkezleri ile çok iyi uyum sağlayan adaylara çevrilir.
Partilerin Genel merkezleri bu durumu genellikle “Vefa” olarak nitelendirirler, Adaylık sıralamasının belli olması ile birlikte parti tabanından “Yuh artık biz bu vekili 3 dönemdir TBMM’ye gönderiyoruz, adam bırakın herhangi bir konuda önerge vermeyi seçim bölgesine bile uğramıyor, böyle bir sıralama olmaz” şeklinde sesler yükselir yükselmez Partinin Genel başkanı yada Genel başkan adına konuşma yetkili bir Genel başkan yardımcısı “Arkadaşlar partimiz yapılacak seçimde iktidar oluyor, Türkiye’nin çok büyük problemleri var, dolayısı ile önümüzdeki yasama döneminde sorunları iyi bilen Genel başkanımızın çalışma stilini benimsemiş isimlere ihtiyaç var, bu yüzden son kez böyle bir liste yaptık” şeklindeki hiç değişmeyen açıklamasını yapar, partililer susar ve yıllar da böyle geçer gider.
İçerisinde bulunduğumuz Mayıs ayının sonlarına doğru siyasi partiler adaylık sıralamasını açıkladıklarında bizim ne demek istediğimiz daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır, Yani bu seçimde partilere yeni katılmış oy potansiyeli olan simler yerine daha önce partiye gelmiş, Genel başkan ve parti yönetimi ile uyum içerisinde çalışmış mevcut isimlerin listelerde daha fazla yer aldığını hep birlikte göreceğiz.
Partilere yeni katılmış ve kendisinde gördüğü üstün meziyetler dolayısı ile aday olmak zorunda kalan yeni isimler içinde muhtemelen “Daha yaşları genç, Türkiye’de çok seçim var kendisini daha iyi yerlerde değerlendireceğiz” açıklaması yapılır.
O genç arkadaşlar bir bakarlar ki yaş 60 olmuş, ama Genel mereklerdeki alışkanlık değişmemiş.

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.