Son güncellenme :21.03.2018 11:09

Anasayfa > Yazarlar > 21. YÜZYIL, TÜRK’ÜN VE TÜRKLÜĞÜB DİRİLİŞ YÜZYILI OLACAKTIR

21.03.2018 Çar, 11:09

21. YÜZYIL, TÜRK’ÜN VE TÜRKLÜĞÜB DİRİLİŞ YÜZYILI OLACAKTIR

Türkiye son zamanlarda, çevresinde olup bitenlere karşı aktif bir tutum izleyerek ve risk üstlenip irade koyarak, ciddi bir bölgesel güç olduğu izlenimini hem kendi iç dünyasında ve hem de bölgesel ve küresel aktörler nezdinde oluşturdu. Böyle bir gelişme, ülkemizin uluslararası ilişkilerde rakiplerine karşı pazarlık gücünü de artırmış oldu. Yani gelinen noktada artık Türkiye, hesap yapan bir ülke konumundan çıktı, bilakis kendisi adına hesap yapılan ve temel denge unsuru olarak kabul edilen bir ülke haline geldi.
Başlangıçtaki Fırat Kalkanı operasyonu ve şu anda yürütülmekte olan Afrin harekatı; öz güven, moral motivasyon ve kuşanılan Emperyal Vizyon açılarından bu imkanı bize fazlasıyla sağladı. Daha da önemlisi bu millet, zor zamanlarda ve imkansız gibi görülen durumlarda, ortaya koyduğu adanmışlıkla dostlarına güven, düşmanlarına ise korku salarak tarihi misyonunu yeniden geri döndü. Ben buna Türk’ün, bir askerimizin Afrin herkatına giderken söylediği “ Kızıl Elma Ülküsü” ne geri dönüşü diyorum.
Toplumları asil duygularla dizayn etmek, pek çok toplumsal sorunun milletin iç dünyasında kendi öz iradesiyle çözümüne katkı sağlar. Yani büyük düşünmek; küçük problemlerin kendiliğinden ortadan kalkmasına vesile olur. Ve böylece toplumun önündeki engeller azalır. Burada teslim edilmesi gereken bir başka husus ta, yakalanan asalet patlamasının temelinde, “ Ha bu ülkenin ekmeğini yemişim, ha uğruna kurşun” anlayışının olduğu gerçeğidir.
Bu anlayış ya da adanma duygusu kolay yakalanabilecek bir seviye değildir. Bunun için; dünyanın nimetleri ile kirlenmemiş bir yürek, adam gibi sevme kültürü, ubudiyet duygusu ve dünyanın faniliğine inanç gibi özellikler gerekir. Kısacası bana göre burada; nefsini aşarak, Çanakkalede Emperyalistlere kafa tutan, teslim olmayan milli ve islami bir duruş sergileyen serdengeçtilerle, 1970 ve 80’li yıllarda Dünya devi Rusya ve peyklerine karşı kafa tutan 5000 bin ülkü devinin şehadet geleneği son derece önemlidir. Çünkü yakalanan bu iki toplumsal ve duygusal irtifa, bir ülkenin insanını manevi anlamda besleyen temel stratejik kaynaktır. Bunun için, bu iki kaynağın canlı tutulması gerekir. Bu yapılabilirse eğer, hiçbir küresel gücün bizsiz ya da bize rağmen hesap yapma lüksü olmayacaktır.
Yukarıdaki tespitler ışığında diyoruz ki; 21.yüzyıl, Türk’ün ve Türklüğün diriliş yüz yılı olacaktır. Bunu kriptolar değil, ancak gerçek vatanseverler anlayabilir. Saygılarımla…

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.