Son güncellenme :16.01.2015 10:50

Anasayfa > Yazarlar > 21.YÜZYIL AYDINLANMASI, ATATÜRK VE TÜRKİYE ÜZERİNE

16.01.2015 Cum, 10:50

21.YÜZYIL AYDINLANMASI, ATATÜRK VE TÜRKİYE ÜZERİNE

ÖZET

 Bu çalışma aydınlanma konusuna yönelik problemleri/soruları tarih, felsefe ve politika bağlamında ele alır. Uygarlıkların ortaya çıkmasında ahlak ve politika arasındaki önemin altını çizmeye çalışır. Aristoteles’ten hareketle insanların iki farklı biçimde eylediklerini belirtir ve kinetik eylemlerin kendine içkin bir ereği olmamasına karşın energaik eylemlerin kendi ereğini kendi içinde taşıdığını söyler. Böylelikle insanlığın yeşermesinin energaik eylemlerle olanaklı olduğunu; çünkü ancak onlar aracılığla insanın insan olarak yeşerebileceğini savunur. Bir lahana veya ördek olarak değil, bir insan olarak var olmak ise akıl ışığında eylemeyi ve onunla, herşeyi olduğu gibi, kendini de sorgulamayı ve sınamayı talep eder. 18.yüzyıl aydınlanması kurumlara karşı meydan okumaydı, yani kiliseye; dolayısıyla, esas mücadelenin din adamı ve din-adamı olmayanlar arasında geçtiği söylenebilir. Ancak 21.yüzyıl aydınlanması, Nussbaum’un söylediği gibi, kendini bilme hakkındadır. O, yeni bir otonomiyi ve yeni bir anlayışı duyurur. İşte bu düşünceler ışığında Türk Devrimi/Atatürk Devrimleri ele alınıp değerlendirilir. Birçok problemin ve çözümün kaynağının da demokratik aydınlanma olduğu söylenir ki bu da insanın kendisi için bilmeyi, düşünmeyi ve eylemeyi gerektirir.

 ON 21.St CENTURY ENLIGHTENMENT, ATATÜRK AND TURKEY

 This essay divides into three parts in that questions of enlightenment are dealt with in relation to history, philosophy and politics. It tries to underline the importance of connection between ethics and politics through which civilazitions are formed. Drawing on Aristotle; ıt is argued that human beings mainly act in two different ways that one of which is described as kinetic and the other one is as energeaic acts. The kinetic act does not carry its telos within whereas energeaic one includes its telos within itself. Thus it is claimed that cultivating humanity is possible through energeaic acts since in virtue of them one can flourish as a human being. Flourishing as a human being, not as a cabbage or duck, requires acting in the light of reason that by way of which one can question and examine everything including herself. 18.th century enlightenment challenged establishments namely the church so ıt can be said that the struggle went on between klerikos and laikos. However 21 st enlightenment, as M.C.Nussbaum says, is about knowing yourself. So ıt poses a new kind of autonomy and a new kind of understanding. In the light of these thoughts Turkish Revolution /Atatürk’s Revolution is elaborated and discussed. It is said that the source of many problems and solutions lay also in democratic enlightenment that requires knowing, thinking and acting for yourself.

Giriş

 İnsan olan değil, olabilen bir varlıktır. Tarihe bakıldığında bu açıkça görülür ki zaten tarih aslında “olabilmenin” imkânını ifade eder. Ancak olabilmenin imkânını da belirleyen başka bir şey vardır ki o da harekettir.[1] Bu bakımdan; tarih, zaman olması bakımından hareket ile anlam kazanır. Tarihsel oluş içerisinde ise hareket ve eylem birbirinden farklı anlamlar kazanır; çünkü her ne kadar hareket ve eylemin olanağı kendini zamanda/tarihte açsa da bu, zamanın hareketinin kendiliğinden belirlendiği anlamına gelmez. İnsan, deyim yerindeyse, tarihe hareket ve eylem bağlamında form verir; onu var kılar.

Yukarıda söylenenler ışığında denilebilir ki insan temel olarak iki tür hareket biçimine sahiptir:

1) Ereği olmayan ya da pseudo ereğe sahip olan hareket (kinetik)

2) Var olanın kendini organik bağlamda gerçekleştirmesi bakımından hareket (energeia; etkinlik)

Şimdi; tarihte bazı insanlar veya uluslar veya toplumlar, kinetik etkinlik (hareket) de denilebilecek bir hareket bağlamında tarihi doldurmuşlardır; buna karşın bazıları kendi var olmalarını insani yeşerme temelinde (uygarlık/medeniyet) ve ışığında, başka hiçbir şeyin aracı olmadan, gerçekleştirmeye yönelmişlerdir. Sonuncusu uygarlık yaratmakla sonuçlanırken, birincisi araçsal olduğu kadar, ereksiz ve yıkıcı da olmuştur.

İşte burada, bu çalışmada, böylesi bir kavrayış içinden Aydınlanma, Atatürk ve Türkiye meselesi ele alınıp incelenmeye çalışılacaktır. Kadın konusuna ise genel tartışma içinden değinilmeye çalışılacaktır; başka bir çalışmanın ana konusu olmayı gerektirmesi bakımından.

Şimdi; genel olarak bakıldığında, 18.yüzyıl Aydınlanma anlayışının farklı uluslar/toplumlar ve bireyler/özneler bakımından son derece farklı renkler aldığı söylenebilir. Bununla birlikte ve yine de söylenebilir ki; 18.yüzyıl Aydınlanması esasında kurumlara, daha açık bir ifadeyle, dinsel bir temelde biçimlenmiş olan kurumlara itirazı ifade ediyordu.[2] Oysa 21.yüzyıla bakıldığında, 18.yüzyılın yukarıda ifade edilen itirazının özellikle laiklik, birey ve hümanizma bağlamında hem Batı’da ve hem de Ülkemizde ciddi bir sorgulanma ile karşılaştığını görülmektedir. Bu karşılaşmaların nasıl yeni bir senteze doğru ilerleyebileceği (ya da ilerlemeyeceği!), yeni bir “aydınlanma” anlayışına varılmasının olanakları (ya da olanaksızlıkları!) üzerinde durularak özellikle Türk Aydınlanma Devrimi’nin karşı karşıya kaldığı sorunları aşarak yeni bir aydınlanma ufkuna erişip erişemeyeceği üzerinde durulmaya çalışılacaktır.

  • Prof. Dr. Hatice Nur Erkızan, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü, [email protected]

[1] Burada hareket konusu Aristotelesçi bir kavrayış ışığında değerlendirilmektedir. Bu bakımdan iki temel hareket biçimi olduğu kabul edilerek onlar kinetik ve energaik olarak tanımlanmaktadır. Birincisi kendine içkin bir erek taşımadığından dolayı her zaman araçsal durumundadır; ikincisi ise kendine içkin bir ereğe sahiptir ve var olmanın gerçek etkinlik formunu ifade eder. Daha fazlası için; H.Nur Erkızan “ Aristoteles’te Energeia ve Kinesis Ayırımı Üzerine ” Felsefelogos, İstanbul, 1999 ( 149-155).

[2] H.Nur Erkızan, Türkiye Felsefe Yazıları: Yaşamın Anlam Olanakları Üzerine, Sentez Yayınları, Ankara, 2013, s.135 ve ilerisi. DEVAMI YARIN

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.